Sezon açıldı sayılır. Tüm tatil köyleri, oteller, moteller, pansiyonlar, restoranlar, gece kulüpleri ve diskolar, son hazırlıklarını tamamlamak üzereler. Dükkanlar, alışveriş merkezleri, gösterişli mağazalar yeni ürünler ve mallarla takviye ediliyor.

    İnşaat sektörü hızlı tempoyla çalışıyor. Caddelerde beton mikserleri, kepçeler, kamyonlar, su tankerleri peş peşe gidiyor. Bunca hareket içinde en zor bulunan şey, tamircilerle elektrikçi ve boyacılar. Fayans ustaları ile tesisatçıları yakalamak ise problem. Herkesin işi var, kimse yeni iş alamıyor. Sezon açılıyor ya, ihtiyaç sahipleri sıkışmış durumda. Oysa koca kış bomboş geçti. Boya ve çatı işleri hariç, hepsi kışın rahatlıkla yapılabilirdi. Ama alışkanlık işte, yumurta kapıya dayanmadan kimse yerinden kıpırdamıyor.

    Sezon başında yaptıracağınız işler, hayli pahalıya mal oluyor. Üç kuruşluk işi beşe yaptırıyorsunuz. Kim usta, kim kalfa belli değil. Önüne gelen profesyonel diye yutturuyor kendini. Kimsede belge filan yok. Çoğunun dükkanı bile mevcut değil, telefonla çalışıyorlar. Serbest piyasa dediğimiz herhalde bu olmalı. Hatta çok serbest piyasa...

    Neyse usta ya da acemi, işi yapacak adamı buldunuz mu şanslı sayılırsınız. Perşembeye gelirim diyen, yılda 52 perşembe olduğu için, hangisinin olduğunu hatırlamıyor herhalde. Müşteri de bu yüzden bekleyip duruyor. Ya işini yarım bırakan, eksik yapan, aldığı avansa rağmen söz verdiği tarihte işi teslim etmeyene ne demeli? Şikayet merciini bulana kadar, kör tuttuğunu öpüyor.

    Gerçekten ustalığı bilinen, işini iyi yapan, aldığı paranın hakkını fazlasıyla veren esnaflarımız da yok değil. Ama müşteri fazlalığından onlara ulaşmak zor. Bir torpiliniz varsa, işe giremeyebilirsiniz ama, hatır kırmayacak ustalara ulaşabilir, işinizi yaptırabilirsiniz. Bunca gayret ve masraf karşısında inşallah sezon iyi geçer de, endişeler geride kalır ve yüzler güler. Dileğimiz budur.

    Bodrum yıllardır çözülemeyen sorunlarını, ne yazık ki bu sezona da taşıyor. Büyükşehir-küçük şehir çekişmeleri yüzünden pek çok meseleyi yine halledemedik. Çöplüğü taşıyamadık, arıtmayı iyi çalıştıramadık, şehir içi yolları hala yapamadık. Torba’dan Yalıkavak’a, Bitez’den Akyarlar ve Turgutreis’e rahat gidiliyor da, kent içi yollardan zıplamadan, çukura düşmeden mesafe alınamıyor. Bütçe yeterli değil, imkanlar kısıtlı, para yetmiyor gibi mazeretler bir miktar haklı görülse bile, bunlar genel şikayeti ortadan kaldırmıyor.

    Bodrum inanılmaz büyüyor. Altyapıda santim ilerleme yokken, kenti sağlıksız büyüten inşaatlara kolayca ruhsat veriliyor. Böyle bir tabloda, planlı ve programlı bir gelişmeden bahsedilemez. Doğru dürüst yolun yok, otoparkın yok, arıtman mevcut ihtiyacı bile karşılamıyor ama mesken sektörün giderek şişiyor. Buna mutlaka bir çözüm getirilmeli. Örneğin Bodrum’un altyapısı iyileştirilene kadar, inşaat izinlerini  dondurmak işe yarar mı? Kamu yararı, toplum düzeni, halkın sağlığı gibi gerekçeler belki faydalı olabilir.

    Trafik rezaleti, Bodrum’un turizmine zarar veriyor artık. Sezonda sıkışıklık, İstanbul’a benzemeye başladı. 5 dakikalık yolu 45 dakikada alabilmek mucize haline geldi. Bir şeyler yapmak lazım. Amerika’yı yeniden keşfe gerek yok. Pratik yaklaşımlarla, dünyadaki benzer uygulamaları örnek alarak, içinden çıkılamaz hale getirdiğimiz trafiğimizi düzeltebiliriz. Kentin girişine ya da iki-üç bölgesine büyük yeraltı otoparkları yapılabilir. İşi özel sektöre yap-işlet-devret formülüyle verirseniz, belediyenin cebinden para çıkmadan sorunu kolayca çözebilir, hatta gelire belediyeyi de ortak edebilirsiniz. Bu yıl geçti artık. Ama hiç değilse gelecek yıl için kolları şimdiden sıvamalıyız.

    Kenti yönetenler, otopark ücret sorununa da bir göz atmalılar. Saat başı artan bir tarife uygulanıyor artık. Bir saati geçerse şu kadar, iki saati aşarsa bu kadar, altı saate 20, on iki saate 30... Tıpkı taksi ve minibüs ücretleri gibi, otopark ücretleri de çok pahalı. Belediye çay ocakları işletene kadar, otopark çalıştırsa ya... Hem daha çok para kazanır, hem de ayyuka çıkan şikayetleri bir nebze hafifletir.

    Turizmde marka olabilmek için, yapmamız gereken daha çok iş var. Bir kere yaya yollarını motosikletlere ve araçlara kapamalıyız. Millet yürüyecek yer bulamıyor. Ayrıca kazalarda yaralanan yayalar, hastanelerin ortopedi bölümlerini dolduruyor. Turiste hitap edecek yerli ürünümüz yok gibi. Ortalık çakma tekstilden geçilmiyor, dükkanlarda yabancı eşyalar satılıyor, vitrinlerde Bodrum’u hatırlatan ciddi bir şey görülmüyor. Allahtan mandalina lokumu, reçeli, kolonyası filan çıktı da, ‘bizim’ diyebileceğimiz ürünlere kavuştuk. Bodrum’u hatırlatan ürün çeşitlerine ağırlık vermeliyiz. Allah’ın yarattığı şu muhteşem Bodrum’a, kenti yönetenlerin de bir şeyler eklemeleri lazım. Yeşil sahalar giderek daralıyor, zeytin ve mandalina ağaçları hala kesiliyor. Bunu engellemek ve şehre yeni ağaçlar, yeni bitkiler, yeni çiçekler dikmek lazım. Kentin estetik eksiği var. Görünüşü güzelleştirmeli, park ve meydanların sayılarını arttırmalıyız. Belediye bitki-çiçek seraları yapmalı ve üretim işini evlerinde boş oturan ya da ihtiyaç sahibi hanımlara vermelidir. Şurası bir gerçektir ki, Bodrum estetiğe muhtaçtır.

    Gelen turiste Bodrum’un güzelliklerini göstermeli, tanıtmalıyız. Bunun için ya Kos’ta olduğu gibi lastik tekerlekli mini trenleri devreye sokmalı ya da şehir turu yapan üstü açık otobüsleri çalıştırmalıyız. Şehir turunu belediyenin önündeki meydandan başlatır, marinadan devam ettirir, Gümbet çevre yolundan, antik tiyatroyu da görecek şekilde, yine belediyenin önünde bitirebiliriz. Ayrıca büyük şehir turunu da düşünmeli, Gümüşlük-Kadıkale üzerinden Turgutreis ve Akyarlar’ı da geçerek yerli-yabancı turistlere yarımadayı dolaştırabiliriz. Küçük tura 5, büyük tura 15 euro alabiliriz.

    Dedim ya, yapılacak çok iş var Bodrum’da. Akla ilk gelenleri özetle sıralamaya çalıştım. İnşallah yetkililer gerekli duyarlığı gösterir ve eldeki imkanlarla bir kısmını çözerler. Ama tümünü çözebilmek için devletin, geçmişte Marmaris’e yaptığı gibi 50 yıllık ihtiyacı karşılayan bir plan yapıp, gerekli ödenekleri verip, bunu süratle hayata geçirmesi gerek. Sorunsuz Bodrum için tek yol budur.


      
                    


    Cumhurbaşkanlığı Emekli Turizm ve Çevre Başdanışmanı
    Can Pulak

    Kullanıcı Yorumları

    Kayıtlı yorum bulunamadı...

    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    Biten sezonun ardından
    Denizciler dertli ama...
    Turizm bölgelerinde vali değişiklikleri
    Sakız'da yılbaşı
    Bodrum'a düşmanlık hastalığı
    Yeni sezona merhaba
    Şaka gibi önlemler yerine...
    THY'de neler oluyor?
    Milas'ın müthiş serveti
    Çevre ve turizmde reform gereği
    Ege'de turizm mukayesesi
    Demokrasi nöbeti bitti, şiimdi denizlerde nöbet vakti...
    Telafisi mümkün olmayan yanlışlar
    13 yıllık hatada ısrar
    Turizmle dolu bir hafta
    Kış turizmi gözlem turu
    Yeni bakan ve turizm değirmeni
    Sezon öncesi Bodrum
    Ekonomi ve turizme dikkat!
    Bodrum'a yapılan haksızlık
    Uçaksız kış turizmi
    Suyun öteki yakası
    Durdurun bu rezaleti
    Değirmenler- Karaada ve ötesi
    Bir turistik mucize
    Suyun hikayesi
    Bodrum önemli yatırımlarla giderek büyüyor
    Deniz cezaları ve kaçaklar
    Komşu Turizmi
    Kisebükü için çözüm önerisi
    Bodrum'dan Mersin'e
    Fethiye ve ötesi
    Kaş Havaalanı ve turizm
    Antalya ve kış turizmi
    Muz ve sera kentleri
    Nükleer santral ve mağara
    Bodrum Bodrum olalı!
    Turizm raydan çıkıyor
    Muğla Belediye Başkanı’ndan turizm bölgelerinin sorunları için öneriler
    Büyükşehir yasası Muğla’yı perişan etti
    Dubai notları-I
    Yapı Fuarı ve biz Türkler
    Erzurum ve Palandöken mucizesi
    Kos'ta Noel ve mülteciler
    Turizme can simidi ve öneriler
    Turizmde yeni ufuklar
    Çevre ve orman katliamı
    Krizi hafifletme planı
    Türklüğü soluma fırsatı
    Berlin'den izlenimler- THY ve havaalanları
    Tam bir yemek cenneti
    Viyana'da birkaç gün
    Ateşkesi olmayan bir mücadele
    Vücudu sağlam tutmanın yolu
    Geri dönüşü olmayan işler
    Cumhurbaşkanlığı: Okluk ve gerisi
    Ankara’dan eli boş dönmek…
    İşin doğrusunu yapma gereği
    İstanbul'un son fotoğrafı
    TYD siyasetten kurtuldu
    Sadun Boro'suz iki yıl
    Kalemize müzemize dokunmayın
    Makale Arşivi
    Bizi Takip Edin
    Facebook Twitter
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    2018 sezonunda Avrupa'da durum ne olur?

    Daha da geriye gider
    Bu yılla aynı olur
    2016 rakamlarına ulaşır
    2015 rakamlarına ulaşır
    Belirsizlik hakim
    Ücretsiz Abone Olun