emirhepoglu@yahoo.com

Sovşıl medya hakkında bir yazı daha

İnsanoğlu kendine olan hayranlığını teknolojinin nimetlerinden faydalanarak milyonlarla paylaşmanın dayanılmaz hafifliğini yaşamakta. Henüz turizm sektöründe özel sayfasına POPO resmini çekip koyan yok, ama büyük bir heyecan içinde bekliyoruz onu rahatlıkla söyleyebilirim.

Gün geçmiyor ki turizm basınında sosyal medya konulu haberlere yer verilmesin. Hemen her haber sitesinde 10 günlük periyotlar la faydaları, nasıl doğru kullanılacağı, yeni uygulamalar ve benzeri uzman görüşleri sırası ile yer almakta. Çağın ve günümüzün gerçeği, hatta çoğumuzun hayatı artık algılama biçimi bu yönde. Hiç abartmıyorum, her bir haltı sosyal medya üzerinden değerlendiren, buna göre hareket eden ve planlamalarını bu yönde yapan insanlar var çevremizde. Dikkatli bakın yakınlarınızda hemen birkaç tanesine denk geleceksinizdir. Unutmadan söyleyeyim şimdilerde sosyal medya uzmanlığı diye birde unvan türedi. Kim neye göre uzman bunu biraz tartışmak lazım bence. Hatta bir arada bu konuyu irdeleyelim, bakalım bu işin aslı astarı neymiş.

1992 yapımı orijinal adıyla The Lawnmower, ülkemizde ise Bahçivan adıyla gösterime giren bir film vardı, bilmem hatırlayanınız var mı? Konusu itibari ile acayip enteresan bir film olmakla beraber, döneminin en görkemli görsel efektlerine de sahipti. Gerçi o efektleri 15 dakika için i pad yada benzeri bir cihazda yapmak şimdilerde mümkün ancak o yıllar için çok etkileyiciydi hatırlatayım! Ayrıca bu filmi çok sevdiğim ve bekli de esprili bir şekilde günümüzü çok iyi anlattığı için sosyal medya konulu makalelerimde genellikle örnek olarak yer veriyorum.



Dönemin en teknolojik filmlerinden biriydi Bahçivan. Bu filmde Jobe Smith altı yaşında bir çocuğun zekasına sahip yetişkin bir insandır. Olağanüstü bahçıvanlık yetenekleri nedeniyle kendisine bir lakap takılmıştır: "Bahçıvan", Zeka noksanlığı onu yerel serserilerin hedefi haline getirirken masumiyeti sayesinde ise pek çok dost edinir. Jobe'nin hayatı dahi bilim adamı, Dr. Lawrence Angelo ile tanıştığı gün sonsuza dek değişir. Angelo, kasabanın hemen yakınında ki çok gizli bilim araştırma merkezinde yapmak zorunda bırakıldığı etik olmayan deneylere karşı nefret duyar ve kendi araştırmasını yapmaya başlar ve Jobe'nin sanal gerçeklik ile kendi geliştirdiği yeni bir ilaç vasıtasıyla zeka düzeyini oldukça geliştirmesine yardımcı olmayı umar. Sonuç oldukça hızlı ve inanılmazdır. Jobe'nin mutant güçleri onu tatlı kişilğinden dünyaya egemen olma hırsıyla yanıp tutuşan nefret dolu bir canavara dönüştürmekte gecikmez. Filmin sonunda Jobe kendini Dr. Lawrence’in cihazına bağlayarak kısa sürede buharlaşır, bundan sonraki yaşamını ise sanal dünyada fiberoptik kablolar vasıtası ile dünyayı dolaşarak geçirmeyi ve kendi düzenini yaratmayı planlamaktadır vs vs.
Bu enteresan filmden yola çıkarak çevreme baktığımda ise kısa süre sonra buharlaşması muhtemel bir dolu dostumu görebiliyor ve onları ne kadar çok özleyeceğimi düşünüyorum.  Bir an için en samimi arkadaşınızın gözünüzün önünde geride küçük bir bulut bırakarak buharlaştığını ve elindeki dev ekran akılı telefonunun içinden size ‘’baba naber’’ şeklinde seslendiğini düşünün, brrrr çok korkunç.

Geride bıraktığı ayakkabılarını ailesine vermek üzere küçük bir naylon poşete koyduktan sonra onu yani akıllı telefona hapsolan arkadaşınızı masadan almak için hamle yaptığınızda tekrar ekranda görüntüsü belirecek ve sinirli bir edayla –hrfşşşşşş – kıymetlimissssss şeklinde size çemkirecektir, -rahat bırak bisiiiii. Zira o hayatından çok memnundur ve masanızdaki lap topa çoktan çıkma teklifini yapmıştır bile.

Toplantı ya da muadil ortamlarda kurumsal kimlik, satış, tanıtım vs söz konusu olduğunda mangalda kül bırakmayan EGO’su tavan birçok kişinin ise sosyal medya ile arası inanılmayacak derecede kötüdür. Sosyal medyanın günlük yaşamımıza etkisini sorduğunuzda alacağınız cevap kesinlikle haklı olduğunuz ve birçok konuda mutabık kaldığınız yönündedir. Ancak konu kişisel paylaşımlara geldiğinde, genellikle –ay ben feysbuk kullanmıyorum, çok kıro var orada şeklinde bir kinayeli tavırla karşılaşırsınız. Elbette bu Facebook ya da muadil sosyal paylaşım platformlarını nasıl ve ne şekilde kullandığınız ile alakalıdır. Ayrıca kıro olarak adlandırdıklarınızı dilediğinizde kör, sağır ve dilsiz yapma yetkiniz bile vardır bu alanlarda.

Sözün özü siz istemedikten sonra hiç kimse özel paylaşımlarınızı göremez ve ulaşamaz. Ancak insanlar sosyal medya ile aralarındaki soğukluğu geneli itibari ile bu ve benzeri argümanlar ile güçlendirirler. Bunun da türlü sebepleri var elbette. Başta teknoloji özürlü olmak geliyor. Zira yaşınız 40’a yakın ya da üzerindeyse ve bir sebepten dolayı teknolojik gelişmelerden uzak kaldıysanız bilgilerinizi güncellemeniz hakikaten çok zor. 1990’lı yıllarda sabit kalan teknolojik hafızanızı 2000’li yıllara adapte etmek için filmlerdekine benzer özel bir cihaza filan girmeniz gerekebilir. Ne böyle bir cihaz ne de bunun bir okulu olmadığından günceli yakalamanız gayet zor olacaktır. Ayrıca da unutmamak gerekir ki güncel de sürekli güncellenmekte !.

Sosyal medya denilen kavramın henüz tam anlaşılamadığı kanaatindeyim. Yani aslında henüz konunun nereye kadar gideceği tam olarak kestirilememiş gibi geliyor bana. Masum fitness fotoğrafları bir süre sonra geniş kalçalı hatunların devasa popo selfilerine dönüştü. İnsanoğlu kendine olan hayranlığını teknolojinin nimetlerinden faydalanarak milyonlarla paylaşmanın dayanılmaz hafifliğini yaşamakta. Henüz turizm sektöründe özel sayfasına POPO resmini çekip koyan yok, ama heyecan ile bekliyoruz o kadarını söyleyebilirim.

On line satış ve rezervasyon başta olmak üzere sosyal medyayı en fazla kullanan sektörlerin başında gelmekte turizm. Birbirinden şık ve görkemli temalı otellerimizi, rengarenk görkemli animasyon şovlarımızı, birbirinden leziz büfelerimizi ve dünya mutfaklarından seçkin mönülerimizi, son moda dekore edilmiş odalarımızı, devasa havuzlarımızı, spa ve hamamlarımız ile Allah vergisi kumsallarımızı hep sosyal medyayı kullanarak paylaşıyor ve tanıtıyoruz dünyaya. Eskiden olduğu gibi kalın katalogların, binlerce sayfanın pek bir geçerliliği kalmadı. Birkaç tık vasıtası ile gideceğiniz ülke ve otel hakkında kısa sürede bilgi edinmeniz mümkün.

Sözün özü şudur; Sosyal medya, teknoloji vs günümüzün gerçeği, realitesi. Bundan kaçmak, kaçınmak demek kendi bindiğimiz dalı bizzat kesmekten başka bir şey değil. Anlamıyorum diye uzak kalmak yerine becerebildiğiniz kadar kendinizi güncellemeye çalışmanız tam olarak olmasa da kısmen sizi hedefe yaklaştırabilir. Profesyonel manada en iyi şekilde kullanmamız gereken teknolojik cihaz ve uygulamaları, özel yaşamımıza da hayatımızı kolaylaştıracak şekilde adapte etmek ciddi kolaylıklar sağlayacaktır. Faydalarını görüp uygulamaya başladıkça ise söylenenlerin aksine kendinize ayırdığınız zaman kat be kat artacaktır. Cihaz ve uygulamalarla olan ilişkinizi sosyal medya manyaklığı boyutuna getirmediğiniz sürece yaşamdan daha fazla keyif almanız gayet olasıdır. Turizm sektöründeki gelişmeleri, yenilikleri ve hatta kendi tesisinizde uygulamayı düşünebileceğiniz yeni fikirleri bulabileceğiniz yegane platform internet, sosyal medya, portallar, sayfalar, uygulamalar vs adlarına her ne deniyorsa onlardır işte !.

Uzak durup asosyal konumuna düşeceğinize, öğrenip yakınlaşın sovşıl olun !

Bu Makale 01.07.2015 - 20:21:13 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kullanıcı Yorumları
  • Global Çözümsüzlük - 22.06.2015 - 12:53

    Egosu tavan ama içi boş müdürlerimiz sosyal medyayı ve online satışı booking gibi sitede göstererek geçiştirmekten başka bir işe yaramıyor. Halbuki online pazarlamanın en büyük kilidinin Microsoft ailesinin parçaları olan Tripadvisor ve Expedia kanallarının olduğunu bilmezler. Onların acenteliğini Antalyada çok alakasız kurumların yaptığına inanırlar.Ne alakası varsa yerli acente ile onların sözde ortaklığının Bookingde tek fiyat çıkıp, ilgisiz kalıp sezon boyunca 23 kanalda 23 ayrı fiyatı olan güzide otellerimiz neredeyse hepsini kapsıyor Yada birbirleri ile kıyaslayarak ona ayrı fiyat buna ayrı fiyat diyerek keni altenatif marketlerinin ve en önemlisi ayrı ayrı pazarlama gücü etkenleri düşünmeden işler yapıyorlar. Niteliklere sahip insanlar olmadığı sürece Rusya çöktü diye ağlar bu insanlar. Booking,Expedia,Tripadvisor,HRS gibi birbirlerinden ayrı misafir kitlesi ve ağırlığı olan kanallarda eşit çalışmak ve otelin çalıştığı acentenin internette saçma sapan fiyat çıkmasını engellemek her otelin harcı değil. Antalyada da bunu uygulayan otel zaten 23 tane.

  • Karcan Gözek - 15.06.2015 - 02:48

    Ulkemiz turizm camiasinda sosyal medyanın tam anlamiyla kavranmis oldugunu dusunmuyorum. Kime neyi postluyoruz? SMM satis icin mi reklam icin mi? Sosyal medya global anlamda satis rakamlari uzerinde etken bir yere sahipken ulkemizde plaj havlusu havuz 101vent goruntusu paylasimindan oteye gidemiyor. Dunya trenleri ise hedef kitle analizine gore dogrudan satis arttirma ya da SRP yapabiliyor. Melia Hotelsin Ispanyada twitter Hoteli Sol Wave House gibi bir ornek var, biz da corner yapamiyoruz.

  • Erkut ÖZEN - 14.06.2015 - 04:14

    Sosyal medya ile ilgili söylenecek söz elbette çok. Ama bu medyanın en önemli özelliklerinden biri bugün söylediğiniz birşeyin yarın demode olması durumu. Çok hızlı ve yenilikçi. durağan görünüyor ama hareket dolu. Turizmcilerin sosyal medyası ise az sayıdaki iyi örneğin dışında hala uykuda. Ne yapacağını bilemeyen uykudan uyananlar var ancak ciddiye almama gibi bir durum sürüyor oralarda da. Benim en önemli saptamam, az sayıdaki belirli ve zorunlu kriter dışında sosyal medyanın doğruları olmamasıdır. Özgür ve özgün olarak kenine ait yol çizilebilmeli ve arkasında durularak izlenmeli. Herkes ekipten olmalı.. Ölçümlemenin bile verdiği avantajı kullanmadığınızda sosyal medya ne kadar gerekli diye sorup durulur. Sonra da ünlü film diyaloglarından biri yaşanır. İskemlesinde oturup, gazeteyi yüzüne kapamış bilet gişesindeki memurun cevabı şu alur Bir daha ki tren 3 ay sonra bayım Eline sağlık olsun..

  • FreeWFhub - 13.06.2015 - 05:28

    Sayin Hepoglu 25 ulkede binlerce isletmenin kullandigi, isletmenize gelen her bir misafirin isletmeyi sosyal medyada takip ettiren, checkin yaptiran ve dile milliyete yasa cinsiyete gore her misafire direkt iletilmek istenen mesajlari tum yasaya uygun sekilde gonderebilen bir sistemi ulkemize getirdigimizi ama bunu cook ileri goruslu satis mudurlerimize, yoneticilerimize misafir iliskilerine bir turlu anlatamadigimizi soylesem? Binlerce lira harcayip fuarlarda dagittirdiklari brosurleri cikis kapisinda çöpte bulunca ici cız etmeyen bir PROFESYONEL yonetim anlayisi olan turk turizminde daha cook duyariz. biz Avrupa ya gittigimizde yuzumuze bakmiyorlar ama onlar gelsin diye yirtiniyoruz laflarini.. Patronlara ulasabilmek zaten imkansiz.. Sonuc olarak o kelli felli turizm yoneticilerimiz sosyal medyayi anca komik kedi videolari icin kullanmayi biraktiklari gun, bu dedikleriniz olur.. Hani dunya devi bir online rezervasyon kanali Turkiye ye ilk geldiginde kimse yuzune bakmadi ya.. Sonra da bir gorusme icin siraya girdi tum otelcilerimiz. Bizi one cikarin komisyonu arttiralim diyaloglar... Iste biz de simdi o dunya devi online sistemin durumundayiz. Anlatamiyoruz Cunku herkes 25 ulkede(arasinda Tanzanya bile olan) bir sistemin ise yaramadigini, gereksiz oldugunu soyluyor. Cunku biz herkesten cok daha iyi biliyoruz. Cunku dunya nereye giderse gitsin, tum dunya yanlis biz dogruyuz..

  • Anna Gencer - 13.06.2015 - 01:33

    Sosyal medya uzmanının sosyal medyayı yönetiyor olması malum ancak bu iş tek kişilik bir iş değil tamamı ile ekip işi. İçerik yönetmeni, çevirmen, grafik tasarımcısı, fotoğraf sanatçısı ve sosyal medya uzmanı. Olmaz ise olmaz. Sadece eklemek istedim Teşekkürler Emir Bey

  • Murat Gencer - 13.06.2015 - 01:26

    Otelcinin sosyal medyasını şöyle özetleyebilirim: Offline mecrada misafirinize nasıl sesleniyorsanız sosyal medyada da aynısını yapın. Panolardaki duyurularınızı, ekstra satışlarınızı nasıl promote ediyorsanız, misafirlerinizi nasıl etkileyip pazarlama ve dolayısıyla satış yapıyorsanız sosyal medyada da aynısını yapın. En önemlisi güzel bir söz, etkileyici bir resim, ilgi, alaka. Haa bu arada trenleri de atlamyın. Sosyal medyada insanlar o kadar hızlı değişiyor ki ajans olarak biz bile zor yetişiyoruz. Webius

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.