Zaman su gibi akıp gidiyor. İki yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçmiş. Ünlü denizcimiz Sadun Boro'yu sonsuzluğa uğurladığımız gün sanki dün gibi...

    Bazı insanlar yaptıklarıyla kolay unutulmazlar. Bu ülkeye kalıcı ve olumlu katkıda bulunanlar, kadirbilir insanlarımızın gözünde ölümsüzleşirler. Tıpkı Türk denizciliğini dünyada yücelten Sadun Boro gibi...

    Denize gönül verenlerin Sadun Baba'sı, bizlerin çok değerli Sadun ağabeyisi donanımlı, esprili, öğretim gücü yüksek bir Türk büyüğüydü. Toplumumuzda bugün ondan feyiz alanların sayısı hayli fazladır. Deniz sevgisini insanımıza ve gençlerimize bulaştıranların başında gelir. Amatör denizcilerimizin çoğu, hep onun desteği ve teşvikiyle tekne sahibi olmuşlar, ona özenerek engin denizlere yelken açmışlardır.

    Sadun Boro'nun sadece deniz aşkı değil, çevre sevgisi de çoğumuza örnek olmuştur. Denize olduğu gibi ormanlarımıza da, göl ve akarsularımıza da, ülkemizin tüm doğal güzelliklerine de sahip çıkmış, adeta tek başına ordu gibi savaşmıştır. Bugün onun yerini tutacak bir deniz ve çevre gönüllüsüne kolay rastlayamadığımızı söylemeliyiz.

    Bazı insanlar tribünlere oynamayı çok severler. Bir yaptığını bin gösterenlere bu toplumda çokça rastlarız. Oysa Sadun Boro, her türlü övgüyü hakketmesine rağmen mütevaziliği hep ön planda tutmuş, sanki o başarıların sahibi başkasıymış gibi davranmıştır. Onun meşhur Kısmet teknesiyle çıktığı dünya gezisi döneminde, pusuladan başka alet yoktu. Öyle bir yolculuğa o imkansızlıklar içinde çıkmak büyük bir cesaret, hatta çılgınlık isterdi.İ şte o cesaret ve çılgınlığı gösteren tek Türk Sadun Boro'ydu.

    Bugünkü teknolojik imkanlarla, tam donanımlı teknelerle Okyanus'u geçmek çok kolaylaştı. Oto pilota bağlayıp, uyuyarak bile Okyanus'u geçebilirsiniz artık. Ama Sadun ağabeyin gittiği yıllarda, böyle bir yolculuğu aklından geçirenlere deli gözüyle bakılırdı. Telsizi olmayan teknelerle yol alabilmek için, rüzgar ya da bulutlara bakarak hava tahmini yapan, ayın etrafındaki haleleri yorumluyarak bir gün sonrasını kestirmeye çalışan denizciler tarihe karıştı artık. Bugün meteorolojiden üç-beş günün değil, bir haftanın hatta 15 günün tahminini izlemek mümkün. Eskiden böyle miydi?

    Sadun Boro paylaşımcıydı. Bildiklerini tüm öğrenmek isteyenlere bıkmadan usanmadan anlatır, denizin tehlikelerini, cahil cesaretini ve denizcilerde bulunması gereken karakteri örnekleriyle dile getirirdi. Hiç unutmam, Sadun Boro gibi dünya seyahatine çıkmak isteyen ve Almanya'da yaşayan bir yurttaşımıza Okluk koyundaki teknesinde saatlerce dil dökmüş, neler yapacağını bir öğretmen gibi not ettirmişti.

    Çok önemli vasıflara sahip bir büyüğümüzdü Sadun ağabey. Deniz ve çevre sevgisinde olduğu gibi insan sevgisinde de bir önderdi. Onu tanıyanlar sevgi ve saygıda kusur etmezler, ondan da aynı sevgi ve saygıyı görürlerdi. Herkesi dost kabul eden, kucaklayan, sahiplenen bir yapısı vardı Kaptan'ın. Denizi sevenler ve gönül verenler onun evlatları, kardeşleri, çok yakınları gibiydiler.

    Sadun ağabeyi tanıyalı tam 41 yıl olmuş. Onu dünya seyahatine teşvik eden, destekleyen dönemin Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü Necati Zincirkıran ağabeyimiz tanıştırdı bana. Yıllarımız tam bir ağabey-kardeş gibi birlikte geçti. Çok güzel günler yaşadık Karacasöğüt'te. Sabahları Okluk'taki 8 numaralı çam ağacına bağlı teknesinden çıkar, yürüyerek benim Söğütboğazı'ndaki bahçeme gelir, birlikte ormanları dolaşır, çevre sorunlarını konuşurduk. Ağaçların kesilmesine, ormanların tahribine, denizlerin kirletilmesine çok üzülür, bunlara çare üretir, çareleri devlet yöneticilerine bıkmadan usanmadan birlikte anlatırdık. Israrım üzerine devlete hazırladığı bir rapor, denizlerimizin ve koylarımızın korunarak bugünlere gelmesinde önemli rol oynamıştır.

    Şimdi köy mezarlığındaki mütevazi yerinde yatıyor koca Kaptan. Sevdiği çam ağacının dibinde rüzgarın ve kuşların sesini dinliyor olmalı. Çok sık gidiyorum ziyaretine, çevre açısından yaşadığımız son tatsızlıkları görmediği için şanslı sayıyorum onu. Aslında ona şanına yakışır bir anıt yaptıracaktık, olmadı işte. Onu sevenlerin tümü gayret gösterdiler, bu genel arzumuzu yetkililere duyurmaya çalıştılar ama Türk denizciliği için son derece önemli bu sonucu alamadılar. Şimdilik gücümüz yetmedi diyebiliriz. Umud ediyorum ki ilerde Sadun Ağabey'e yakışır bir anıtı dikeriz demirlediği yerin en yüksek tepesine. Neden olmasın, inşallah görürüz o günleri. Biz göremezsek bile, bizden sonra gelecek deniz ve doğa aşıkları bu vasiyetimizi yerine getirirler.

    Sadun ağabeysiz koskoca iki yılı geride bıraktık. Kızı Deniz, babasını anmak için güzel bir program düzenledi. 3 Haziran günü teknelerle Bodrum Kisebükü'ne gidilecek, orada Gökova'yı kucaklayan Sadun Boro heykelinin açılışı yapılacak. Buradan yine teknelerle Karacasöğüt'ün Okluk koyuna geçilerek, 4 Haziran'da denizkızı heykeli selamlanacak, gece Gökova koylarında yatılacak. Ölüm yıldönümü olan 5 Haziran'da ise dileyen dost ve sevenleri köy mezarlığına giderek, büyük denizcimizi ziyaret edecekler, ruhuna fatiha okuyacaklar.

    Sessiz ve sakin bir şekilde anacağımız Sadun ağabeyi çok özledik. Hasretimiz her geçen gün daha da artıyor .Mekanı cennet, ruhu şad olsun.


    Cumhurbaşkanlığı Emekli Turizm ve Çevre Başdanışmanı
    Can Pulak

    Kullanıcı Yorumları

    Murat Atsever - 2.06.2017 09:36:24
    Rahmet anıyoruz kendisini, bizlere denizi sevdirdi koca kurt...


    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    Göbeklitepe, Harran ve ötesi...
    Biten sezonun ardından
    Denizciler dertli ama...
    Turizm bölgelerinde vali değişiklikleri
    Sakız'da yılbaşı
    Bodrum'a düşmanlık hastalığı
    Yeni sezona merhaba
    Şaka gibi önlemler yerine...
    THY'de neler oluyor?
    Milas'ın müthiş serveti
    Çevre ve turizmde reform gereği
    Ege'de turizm mukayesesi
    Demokrasi nöbeti bitti, şiimdi denizlerde nöbet vakti...
    Telafisi mümkün olmayan yanlışlar
    13 yıllık hatada ısrar
    Turizmle dolu bir hafta
    Kış turizmi gözlem turu
    Yeni bakan ve turizm değirmeni
    Sezon öncesi Bodrum
    Ekonomi ve turizme dikkat!
    Bodrum'a yapılan haksızlık
    Uçaksız kış turizmi
    Suyun öteki yakası
    Durdurun bu rezaleti
    Değirmenler- Karaada ve ötesi
    Bir turistik mucize
    Suyun hikayesi
    Bodrum önemli yatırımlarla giderek büyüyor
    Deniz cezaları ve kaçaklar
    Komşu Turizmi
    Kisebükü için çözüm önerisi
    Bodrum'dan Mersin'e
    Fethiye ve ötesi
    Kaş Havaalanı ve turizm
    Antalya ve kış turizmi
    Muz ve sera kentleri
    Nükleer santral ve mağara
    Bodrum Bodrum olalı!
    Turizm raydan çıkıyor
    Muğla Belediye Başkanı’ndan turizm bölgelerinin sorunları için öneriler
    Büyükşehir yasası Muğla’yı perişan etti
    Dubai notları-I
    Yapı Fuarı ve biz Türkler
    Erzurum ve Palandöken mucizesi
    Kos'ta Noel ve mülteciler
    Turizme can simidi ve öneriler
    Turizmde yeni ufuklar
    Çevre ve orman katliamı
    Krizi hafifletme planı
    Türklüğü soluma fırsatı
    Berlin'den izlenimler- THY ve havaalanları
    Tam bir yemek cenneti
    Viyana'da birkaç gün
    Ateşkesi olmayan bir mücadele
    Vücudu sağlam tutmanın yolu
    Geri dönüşü olmayan işler
    Cumhurbaşkanlığı: Okluk ve gerisi
    Ankara’dan eli boş dönmek…
    İşin doğrusunu yapma gereği
    İstanbul'un son fotoğrafı
    TYD siyasetten kurtuldu
    Sadun Boro'suz iki yıl
    Kalemize müzemize dokunmayın
    Makale Arşivi
    Bizi Takip Edin
    Facebook Twitter
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    2018 sezonunda Avrupa'da durum ne olur?

    Daha da geriye gider
    Bu yılla aynı olur
    2016 rakamlarına ulaşır
    2015 rakamlarına ulaşır
    Belirsizlik hakim
    Ücretsiz Abone Olun