serdar@dm-consultancy.com

Kriz

Basit bir proje yönetimi işleyişinde temel olarak ele alınması gereken bazı önemli maddeler vardır. Eğer iyi bir yöntem belirlenmişse projede ortaya çıkabilecek sorunlar planlama aşamasında bir şekilde önlenmiş demektir. Bu çalışmalar son derece teknik ve bilimsel olmasına rağmen çoğu projede bunun yüzeysel ve sadece zorlama olarak algılandığını görmekteyiz. Bunun anlamı proje yönetiminin kavram ve uygulama olarak henüz inşaat sektöründe algılanamadığı ve ‘olması gerekiyorsa olsun’ mantığıyla bu işi özümsememiş bazı büyük küçük firmaların çalışmalar yaptığını biliyoruz. En basit anlatımı ile proje yönetimi temel iki konuya odaklanmaktadır. Bunlardan biri kriz diğeri risk yönetimidir.
 
Kriz yönetimi, beklenmeyen bir olayın ortaya çıkarak bir organizasyon, bir iş kolu, bir işlem veya bireysel ve toplu kişileri tehdit eden bir işlem veya işlemler silsilesinin ele alınma sürecinin başlatılmasıdır. Bir kriz normalde önceden uyarmadan oluşur ve bu nedenle yapılacak planlar durumun düzeltilmesi veya normalleşme çalışmaları olabilir. Bu çalışmalar krizin etkilerini azaltmak ve kısa zamanda krizin etkisinin azaltılması yönündeki tedbirler olabilir. Kriz yönetimi reaktiftir.
 
Buna karşılık, risk yönetimi, potansiyel tehditleri vurgulayan ve çözümleri öne koyarak bu riskleri önlemek için devam eden bir süreçtir. Risk yönetimi, daha proaktif olma eğilimindedir. Risk içerisinde çatışma yönetimi de vardır. Nerelerde görüş aykırılıkları olabileceği, bunların nedenleri ve olası çözüm yolları göz önünde bulundurularak kritik noktaların belirlenmesi proje içerisinde hazırlık yapılmasına neden olur.   
 
Bu kısa açıklamadan sonra turizmde kriz nedir, nasıl önlenebilir konuları ilginç gelebilir. Son yıllardan beri biriken ve patlayan balon son aylarda oluşan bazı olumsuz olaylara bağlanmaktadır. Bu tam bir kolaya kaçma ve işi basite indirgemedir. Turizm suni olarak devşirildiği 1980 yıllarından gelen çok büyük aksaklıkları ve dengesizlikleri üzerinde taşıyarak ilerlemeye çalışmıştır. Son aşamada ise kambur artık ayakta kalmaya müsaade etmedi. Basitçe tekrar altını çizmekte fayda var.
 
Alt yapı: 
 
Her yer, alan, şehir turizme açılmamalıdır. Kesinlikle bu tip alanların ÇED raporları bağımsız mühendislik hizmeti olarak kamu yararına hazırlanmalıdır. Özellikle şehirlerde şehir planlama çalışmalarının içinde turizm alanları oluşturularak su, kanalizasyon, elektrik, doğa, çevre ve ulaşım planlarına uygunluk teknik ve bilimsel olarak ele alınmalıdır. Artık onun bunun tavsiyesi ve birilerine kazanç sağlamak amacıyla peşkeş sistemi bitirilmelidir. Henüz turizm camiasının algılamadığı ama çok önemli etkenlere sahip yeşil tesisler kategorisinde emekliyoruz ve diğer dallarda olduğu gibi suni bazı tedbir ve uygulamalar ile işi geçiştireceğimizi sanıyoruz. Diğer bir çok büyük sıkıntı ise temiz çevre faktörüdür. İki konuyu ihmal edip para ile sertifika alarak duvara asabilirsiniz, deniz kirliliğini beyaz bayrak çekerek bir müddet gizleyebilirsiniz ama bunlar otel pazarlamasında işletmelerin karşısına ücret indirimi olarak geldiği zaman düşük gelire talim edersiniz. Bu tüm detayları ile yaşanan bir canlı örnektir. İsteyen istediği tesisi gidip araştırabilir.
 
Tesisler:
 
Yeni mimari ve akıllı binalar sadece elektronik donanımlı veya kapısının cep telefonu ile açıldığı tesisler demek değildir. Yakın bir zamanda tesislerin karbon ayak izleri de tercih nedeni olacaktır. Bu konuda henüz uyanabilmiş değiliz. Su, enerji, ısıtma/soğutma/havalandırma, arıtma ve atık yönetimi tercih kalemleri arasındadır. Böyle bir tesisin mevcudiyetini duymadım ama çalışmaları bu yönde yapmak fayda sağlayacaktır. Tesisin dış havasının temiz olması kadar tesisten atılacak havanın dış havayı kirletmeyecek özellikte olması tercih nedenidir. Tüm bu işlemler çok basit mühendislik çözümleridir. Yeter ki tesisin planlanması ve proje aşamasında ele alınsın. Bu çalışmalar genelde turizm işletmesine ek bir külfet gibi görülmektedir. Ancak bu tedbirler alındığında işletme masrafları düşmekte ve artı değer kazanılmaktadır. Harcamadan kazanım adı verdiğimiz bu mühendislik çalışmalarına tesisler mutlaka ilgi göstermelidir. Bununla birlikte ilave gelir getirici kimyasal malzeme kullanmadan havuz ve çamaşırhane yıkaması konularına da ilginin artması gereklidir. Temiz enerji çok önemli bir diğer gelir getirici konudur.
   
Tesiste kullanılan cihazlar:
 
Genel olarak en fazla problemin yaşandığı konudur. Bir projede servisin aksatılmadan verilmesi ve müşteri memnuniyetini elde edebilmek için yeterli sayı ve kapasitede cihaz tanımlanmalıdır. Bunun önemi cihazın ilk maliyetinin onun 7/24 kullanılması sırasında ortaya çıkan maliyet ile mukayesesi aşamasında ortaya çıkmaktadır. Çoğunlukla tesislerde en son satın alınan mutfak ve çamaşırhane cihazlarıdır ve gerçekçi bir bütçe oluşturulmadığından ve bütçe aşıldığından son aşamada bu alanlardaki cihazlar yük olarak görülmektedir. Genelde düşük rakamlı bir bütçe elde edileceği zannedilerek üretici ve satıcı firmalarla kıyasıya pazarlıklar sonucu cihazlar alınmakta, ancak işletme aşamasında bu alanlar para kaybettirici noktalar olmaktadır. 
 
Turizm krizde yalpalıyor, tesisler kapanıyor ve çoğu satış için bekliyor, ödemeler yapılmadığı için diğer sektörler ve çalışan personel kaygı içinde. Tüm bunların yanında 2017 yılının da riskli olduğu ortada. ‘Bu kadar olumsuz şart altında bir düzelme olabilir mi’ sorusuna verilecek yanıt ‘evet’ olacaktır. Eğer tesisler yukarıdaki üç temel noktayı önlerine koyarak ne yapılması gerektiğini sorgular ve çözümler üretirlerse önce riskleri azaltır sonra krizle başa çıkabilirler. Sık sorulan bir soru; ‘bir tesis bunu yaparsa diğerleri yapmazsa ne olur?’ Bu işlemi yapan tesis kazanımlar sağlar ve orta erimde kazanan o olur. Tabi ki bunun bir politika olarak ele alınarak tüme uygulanacak şekilde projelendirilmesi ideal şarttır ama bu düşüncenin hayata geçirilmesi için daha zamana gereksinim var. Çünkü mevcut durumda devlet ağlaşan STK’lara pansuman yaparak sürekli teşvik vermekte ve devletin, kamunun kasasını boşuna harcamaktadır. Hovarda oğlana para yetişmez. Eğer turizm ayağa kalmak istiyorsa tedbirleri araştıracak, bilimsel yaklaşımlara yanıt verecek ve ortaya konacak modelleri uygulama yoluna gitmelidir. Bu çalışmaları yapacak bağımsız, bağlantısız firmalar vardır ve tüm dünyada bu şekilde oluşan akıl dikkate alınmaktadır.   
 

Bu Makale 08.08.2016 - 10:45:36 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.