Gezdim, gördüm, yazdım

    Motivasyon Atölyesi - Emir Hepoğlu
    Köşe yazısını paylaş : | Yazıcı Dostu Gösterim | Arkadaşına Gönder
    Evliya Çelebi misali bir süredir o şehir senin, diğeri benim pozisyonunda dolaşıp durmaktan ne yazık ki gördüklerimi, duyduklarımı ve bizzat yaşadıklarımı yazmaya vakit bulamadım.

    Elbette yazamamanın gerekçesi bu olmamalı ama an itibari ile başka bahane gelmiyor aklıma. Turizm neferi gözüyle bakmayı alışkanlık haline getirdiğimden olsa gerek, her konuyu sektör adına değerlendirmek bende huy olmuş. Bu vesile ile güzergahımda bulunan tüm şehir ve beldeleri bu bakış açısı ile gözlemledim ve sizler için yorumladım.

    İZMİR

    İlk durağım olan İzmir’de havayı koklamak için günler harcamaya gerek olmadığına kanaat getirdim. Zira memleket her ne kadar güzel ve büyük olsa da bir durağanlık sezinledim nedense !. Bir ara aklıma gelmedi değil, acaba İzmir Citta Slow modasına uyduda konsept mi değiştirdi diye ?. Şehirde ( hakkında ki intibanın aksine ) inanılmaz bir durağanlık, bir sinameki durum söz konusu. Büyük şehrin gerekleri fazlası ile yerine getirilmiş, ancak hayat bir yerde durmuş, rutine bağlanmış gibi ?. Oysa biz İzmir sevenler böyle bilmezdik bu güzel şehri ve yaşayanlarını. Sanki ahali belirli saatlerde sahil civarında sosyalleşiyor ve ardından arka sokaklarda sessizce kayboluyormuş gibi.


    Nadiren de olsa turizm adına yapılan yatırımlar gözlemlenmekte. Bu sevindirici durumun devamını dilerken mevcut markaların İzmir’i terk etmemeleri için dua ediyorum. Antalya’nın durumu malum, bari İzmir kan kaybetmesin demekten başka çare yok. Kordon güzel, turistik, ışıl ışıl, şehrin cazibe merkezi, ama ucuz, ucuzlatılmış. Bira, patates ve nargile üçlüsü en moda üçlü. Nargile’nin girdiği her mekan ucuzluyor nedense, en azından ben böyle düşünüyorum. Gecekondu hala çok fazla, dağlar taşlar, küçük, büyük, yamuk, yumuk evlerle dolu. Şehir için yapılan trilyonluk düzenlemeler bile görüntüyü kurtarmaya yetmiyor. Silkelen İzmir senden beklentimiz çok fazla !

    BODRUM

    Bir şehrin modası hiç mi geçmez, hiç mi out olmaz ? Hele ki bizim gibi çabuk tüketen, hızlı sıkılan bir millet için. Aradan yıllar geçse de, betonlaşsa da, yerleşik nüfusu artsa da, büyük şehri ilçe’de yaşatsa da Bodrum hala herkesin aklında ki, hayalinde ki Bodrum. Çok şanslıyım zira ben gittiğim gün yelken yarışları başlamıştı. Mendirek üzerinden beyazlar içinde mavi sulara süzülen yelkenlileri izlemek ve fotoğraflamak ömre bedel bir deneyimdi doğrusu. Bende bu aralar bir Instagram canavarı oldum çıktım. Ölümsüzleştirdiğim onca güzel kareyi an itibari ile dünya ile paylaşmak, yeni takipçiler edinip, memleketin diğer güzelliklerini en sanatsal hali ile izlettirmek, ülke tanıtımına katkı değildir de nedir modundayım. 


    Bodrum yaşadığı onca deformasyona karşın hala çok güzel ve hala yaşanası bir yer. Şartlar müsaade ettiği taktirde büyük şehirden kaçış için hala en popüler yerlerden biri. Nerede ise tüm markalı hastaneler, kolejler, market’ler butik bir halde sırası ile yerlerini almışlar Bodrum’da. Mevsim kış olmasına rağmen terk edilmiş balıkçı kasabası görünümü yok, barlar sokağı haricinde nerede ise tüm mekanlar açık. Hala ulusal ve uluslar arası otel zincirleri ve markalarının ilk tercihleri arasında. Hala ciddi yatırımlar söz konusu, beraberinde istihdamı da körükleyen bu yatırımlar dantel gibi müstesna koylara bir bir konuşlanmakta. İstihdam demişken; hali hazırda çalışan tesisler kalifiye personel bulmakta zorlanırken, yeni yapılan her bir tesisin kesenin ağzını açıp yan taraftan adam çalması en kısa yol gibi görünmekte. 
     
    İSTANBUL

    Kim ne derse desin eski ve yeni dünyanın yegane başkenti. Bizans’tan bu yana cazibesini kaybetmeyen müstesna kent. Üstü kadar altınında gizemlerle dolu olduğu başka bir şehir yok bu gezegen üzerinde. Geçtiğimiz günlerde Taksim kazısında çıkan kalıntılar bunu bir kez daha kanıtladı. Eskilerin taşı toprağı altın derken kastettikleri bu olsa gerek. Kazmayı vurduğun yerde topraktan petrol yerine tarih fışkırıyor olması en büyük zenginliğimiz olmalı aslında. Ama kazın ayağı öyle değil elbette, tarihi hamam kalıntısı üzerine betonarme otel yapıp, giydirme cephe ile eski bina süsü vermek bir bizim memlekette trend. 


    Sabahın 08:30 unda Taksim’den dolmuşla Bostancı’ya oradan da Maltepe’ye toplam 30 dakika da geçtim desem kimlerine mucizeymiş gibi gözükebilir. Ancak toplu taşımayı akıllıca ve saatlerini bilerek kullandığınızda bu bir realiteye dönüşüyor. 77 milletin temsil imkanı bulduğu nadir caddelerden İstiklal 24 saat yaşamakta direniyor. Turistler hallerinden oldukça memnun görünmekteler. Sokak aralarında ki yeni ve trendy butik oteller kaliteli bir misafir portföyüne sahipler. Haftalık ya da aylık kiralanan modern zaman hanları denebilecek, kısmen mobilyalı, içinde tanımadığın insanlarla gecelediğin, ucuz konaklama yerleri ise hippi den hallice çiçek çocuk kalıntıları için oldukça cazip. İstanbul ise onca hengamesine, kalabalığına, kirliliğine, trafiğine ve gürültüsüne rağmen renkli ve çok kültürlü bir destinasyon olma iddiasını sürdürmekte.
     
    ANTALYA

    Döndük dolaştık nihayetinde yuvaya döndük. Döner dönmez ise ayağımızın tozuyla Likya yolu güzergahında Adrasan Karaöz ve Gelidonya Feneri civarına uzun bir yürüyüş yaptık. Bu yürüyüş öyle alelade, temiz hava bol gıda alalım, dönüşte Ulupınar’da balık yer iki duble rakı içer, sonrada doğa yürüyüşü yaptık diye hava atarız yürüyüşlerinden değildi elbette. Ekolojik Çözümler ekibinin iki değerli üyesi Çağlar İnce ve Ferdi Akarsu tarafından organize edilen bu yürüyüş yol üzerindeki biyolojik çeşitliliği tanıma, Endemik bitkiler hakkında aydınlanma ve kuş gözlemi üzerineydi. Hatta hemen üzerimizdeki kayalıklardan bir Gökdoğan’ın süzülerek küçük bir kuşu yakalamasına şahit olacak kadar şanslıydık da. TRIO TO DO topluluğunu temsilen bölgede bulunan sevgili Şule Billur ve bendeniz kah yeni şeyler öğrendik, kah yarım bildiklerimizi tamladık, ya da unuttuklarımız sevgili Ferdi ve Çağlar sayesinde tazeledik.

    Mesela Narenciye’nin kökünün Hindistan’dan geldiğini, İspanyolca ve Portekizce de Naranja adıyla anıldığını, asıl manasının şeytan ağacı anlamına geldiğini, Portakal’ın Portekiz’den esinlenerek söylenmeye başlandığını, Tesbih ağacının meyvelerinden kolye yapıldığını, anaların evlatları gurbete giderken bu kolyeleri evlatlarının boynuna ana gibi, ev gibi koksun özlemesin diye taktığını, güzeller güzeli Daphne’nin efsanesini ve Defne ağacına dönüşünü, Altın’ın değerini belirleyen Karat kelimesinin kökünün Yunanca’dan geldiğini ( keration ), aslında keçi boynuzu çekirdeği olduğunu ve yüzyıllar boyu değeri tanımlayan bir ölçü birimi olarak kullanıldığını, halende kullanmakta olduğumuzu, sadece o bölgede yetişen bir çok güzel çiçeği ve bitkiyi, dünya üzerinde 500 tane kalan Akdeniz Foku ailesinden 100 ü nün bu bölgede yaşadığını ve daha bir çok şeyi ve bu vesile ile yıllarca batıdan geldi diye yutturulan bir çok değerin bizzat ANADOLU topraklarına ait olduğunu öğrendik, hatırladık.
     
     
    Emir HEPOĞLU
    TRIO TO DO
     

    Motivasyon Atölyesi -
    Emir Hepoğlu
    emirhepoglu@yahoo.com

    Kullanıcı Yorumları

    Kayıtlı yorum bulunamadı...

    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    Hastasıyız dedeee!
    Fuar ve selfie sezonu açıldı
    Direnen Gezi'den Trendy Gezi'ye
    Turizmcinin bilgisayar & sosyal medya ile imtihanı!
    Turistlerin kullandığı tuvaletler Testere filminin platosu gibi
    Turizmin ırkçı hortlakları
    Güneyde sezon başladı ancak...
    İş'in yoksa gel ( Mümkünse kendi aracınla ya da dolmuşla ! )
    TRT'nin turizm kanalı neden Antalya değilde İzmir'de?
    Yaz aşkları
    Altın portakal fiyasko mu, büyük bir başarı hikayesi mi?
    Ödülünmü var derdin var!
    Otellerde hijyen uygulamaları
    Ne kadar güçlü olduğumuzun farkında değiliz
    Ben Meclis'e girdim, hadi sıra sizde
    Eğer otelciysen...
    Alayınıza selam olsun!
    Kelle paça
    Tokmak
    Turizmde yeni trendler / İkinci Adam Operasyonu
    İş arama ve taciz sezonu başladı
    Benim güzel kadınlarım
    İş çok beğenen yok mu?
    Android otelci
    Memleketin giriş kapıları
    Salvador Dali’nin ruhu bizim barmenlerde yaşıyor
    Alaçatı ayrı bir dünya
    Bir dernek doğuyor, sancısını başkaları çekiyor
    Doğası, gereği kültür başkenti
    Herkesin kendine göre bir Bodrum'u var
    Hediyelik
    Signs - Görüntü Kirliliği
    Turizm hakkında yazmak ne ister?
    Rakamlara takıldık kaldık
    YIL 2012 VE NİHAYET 12 AY TURİZM EMRİNİZDE
    BEŞ YILDIZLI OTELLERDEN SOSYETE GETTOLARINA KUMARHANELER
    Ekranda, beyazperdede, kitapta oteller
    İlginç otel hikayeleri
    İLGİNÇ OTEL HİKAYELERİ II
    Özeleştiri Grubu
    Kıbrıs turizmi kime ait?
    Her şehrimize bir logo bir de tema lazım
    SAKINCALI DİYALOGLAR
    Sakıncalı Diyaloglar 2
    ANTALYA ZEYTİNKÖY’DEN DÖNDÜ NİNE 2011 SEZONU İÇİN TURİZMİN FALINA BAKTI
    www.sabunprojesi.org
    İNOVASYON EN BÜYÜK EKSİĞİMİZ
    MISIR VE TUNUS OLAYLARINI TÜRK TURİZMCİLER BAŞLATMIŞ…!
    AŞK TESADÜFLERİ SEVER VE HOTEL BABYLON
    YÜRÜYEREK ANTALYA ANALİZİ
    SAKIP AĞA’NIN AYAKKABILARINI BOYADI HAYATI DEĞİŞTİ
    DİKKAT OTELCİLER İNTİHAR EĞİLİMİNDE
    ANTALYA’DAN KISA KISA
    MOBBİNG DİYALOGLARI
    KONSEPT SAVAŞLARI
    TV ÖDÜLLERİNİN ARDINDAN
    KEYFE KEDER PERSONEL İSTİHDAMI
    TÜRK İŞİ MOBBING TACIZING
    DOMINIQUE STRASUSS KAHN IMF BAŞKANI DEĞİLDE ROOM MAID OLSA İDİ…!
    ADINI TURİZM BAŞKENTİ KOYDUK AMA…
    OTELLERİMİZ NE KADAR GÜVENLİ…!
    OTEL ODALARINDA INOVASYON
    KAÇAK İÇKİ SADECE TURİST Mİ ÖLDÜRÜR ?
    Antalya Kaleiçi'nin hali ne olacak?
    Makro bakış açıları ve mikroya indirgenmiş sorunlarımız
    Altın Portakal Film Festivali sahil kasabası etkinliğinden uluslararası organizasyona nasıl dönüşür?
    Türk turizminin image maker ihtiyacı
    Test: Hangi tip otelcisiniz?
    Tarih öncesi stajyerlik durumları
    Neyzen meyhane müdavimlerinin acıklı hikayesi
    Neandertal'den bu yana hedefler
    Portakal şehrinin hikayesi
    Personel lojmanında kötü bir şeyler oluyor
    İstihdam değil istismar!
    Fil Osman Angry Bird'e karşı
    Yan otelden adam çalma teknikleri
    Zirveden indim şehre: TTZ - 2012
    Ah güzel İstanbul ne yapmış insanlar sana böyle?
    Cihangir Chronicles
    İstanbul ve turizmi ağzından düşürmeyenlere!
    Know how Antalya'nın neyine?
    Gezdim, gördüm, yazdım
    Turizm sektöründeki kadınların şikayeti var!
    Antalya'da bir eğlence adası var, haberi olan var mı?
    Güneyden haberler
    Kısır döngü!
    Saruman Dayı'dan istihdam sorununa kesin çözüm
    Hatıralarımın kahyası mısın be adam?
    Antalya Tünektepe 'L' tipi cezaevine dönüştürülsün, ilk konuğu da Fazıl Say olsun!
    Resort Turizm Kongresi'nin ardından kulislerde konuşulanlar
    En büyüğü bizimkisi!
    Antalya Kaleiçi 1. Uluslararası Jazz Festivali
    Marka olmadan sen sen değilsin!
    Yüksek sezon diyalogları
    Kariyer mi, ekmek parası mı?
    Hoşçakal Antalya'nın gülü, Hoşçakal Oya ablam!
    İşyerinde motivasyonu sağlama teknikleri
    Anneme turizmci olduğumu söylemeyin, o beni genelevde piyanist sanıyor
    Filistin askısı
    Nereden geliyorsunuz? - Kaynımgillerden!
    www.turizmdeyeniyalanlar.com
    Portakallı kek
    Marka değilsen, sen sen değilsin
    Sesli makale - Sincaplar ağlıyor duydun mu?
    Evrimini tamamlamamış kıllı neanderthal güneye inince
    İşsiz otelcinin sektördeki imaj sorunsalı
    Sovşıl medya hakkında bir yazı daha
    Geçen hafta bir acente müdürü dövdüm!
    Mahmut, duydun mu la griz varmış bu sene?
    Göcek Koyları
    Goç ne la? ( Yeni çağın trendy mesleği koçluk)
    Palmalife Style
    Tüm zamanların en büyük hastalığı; kıskançlık
    Egomaniacus Nonempaticus Hotelierus
    İnoveyşınmen ( inovationman )
    Adetten
    Mecburen
    Ne yapmalı? Ne yapmamalı?
    Kaç yıl oldu?
    Vay anasını sayın seyirciler!
    Absürt turizm münasebetleri
    Biz çok acayip kurumsalız
    Makale Arşivi
    Bizi Takip Edin
    Facebook Twitter
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    2018 sezonunda Avrupa'da durum ne olur?

    Daha da geriye gider
    Bu yılla aynı olur
    2016 rakamlarına ulaşır
    2015 rakamlarına ulaşır
    Belirsizlik hakim
    Ücretsiz Abone Olun