İç turizm bayramda Ege sahillerine ve Bodrum’a iyi destek verdi. Ama bu destek bir haftayı geçmedi. Bayram bittikten sonra da bölge, eski tas eski hamama dönüverdi hemen.

    Oteller yine dolu değil,r estoranlar yine tenha, alışveriş eskisinden de beter. Öyle anlaşılıyorki bu tempo, Kurban bayramına kadar sürecek. Ondan sonrası Allah Kerim…

    Tatilciler terörden çok korkuyor. Ülke ekonomisindeki belirsizlik harcamaları frenliyor, pahalılık tedirginliği de yerli turisti ürkütüyor.

    Turizm bölgeleri gerçekten pahalı mı? Kim ne derse desin, pahalı değil çok pahalı… Efendim oteller ve esnaf iki ay iş yapıyorlarmış. Pahalılığın asıl nedeni olarak bunu gösteriyorlar. Tatile geleni bu hiç ilgilendirmiyor. Öyle ya, ona ne esnafın ve otelcinin kaç ay iş yapacağı? Tatilci kesesine bakar, pahalılığı gördü mü de kaçar. Kimse parayı sokaktan toplamıyor.

    Pahalılık korku ve dedikodularını önleyecek tek şey, işletmelerin fiyatlarını görülecek yerlere asmaları.Yunan adalarına, Avrupa’nın tatil bölgelerine bakın, her şeyin fiyatı ortada. Pahalıysa tatilci girmiyor otel ve restorana. Kesesine uygun yerleri arıyor ve gönül rahatlığıyla yapıyor harcamaları. Biz de öyle mi..? Kör tuttuğunu seviyor. Yok kiralar pahalıymış, yok personel bulmak zormuş. Peki taksi fiyatlarının Newyork’tan pahalı olmasına ne demeli? Ya otoparkların fahiş fiyatları, saatten geçtik, neredeyse dakikaya para alacaklar. Böyle rezalet olur mu?

    Bizim durumu tartışmayı şimdilik bir yana bırakıp, komşuda Yunan adalarında durum nedir ,bir de ona bakalım. Onların durumu da iyi değil. Şimdilik yüzde 30’luk bir kayıptan bahsediyorlar. Bodrum’un karşısındaki Kos hayli tenhaydı. Türkler de olmasa, moralleri daha da bozulacak gibiydi. O yüzden el üstünde tutuyorlar bizimkileri,’’ela-ela’’diye davet ediyorlar işletmelerine. Kos’ta şehir turu yapan mini tren, müşteri bekliyordu.
    Oysa geçen sene, trene binmek için sıraya girilir, güneş altında pişilirdi. Bu yıl öyle değil, sinek avlamıyorlar ama, eski trafiği de yakalayamıyorlar.

    Leros adası da aynı durumdaydı. Günü birlik motorlar ve özel teknelerle Türkiye’den gelenler olmasa, sezonun başladığına inanmazdınız. Lipsi adasında da, Patmos’ta da durum pek farklı değildi. Ne olmuştu da, çekilmişti turistler ortadan? Geçen yıl mültecilerin yarattığı feci manzara, terör korkusu ve Çipras’ın politikası (bankaların 60 eurodan fazla para vermemesi ve kredi kartlarının her yerde geçmemesi) gibi faktörler hayli etkili olmuştu. Bu yıl bunlar yok ama, Yunanistan’da emekli maaşlarının yarıya düşmesi de korkutmuş milleti. Yerli turist bu nedenle ortalıkta görülmüyor.

    Bayramda çok sayıda Türk teknesi adalardaydı. Ama havanın çok sertleşmesi ve fırtınanın şiddetini arttırması, gezilerin diğer adalara devamını engelledi. Bu yüzden teknelerin çoğu Bodrum’a, Marmaris’e, Bozburun’a yöneldiler. Bazıları da Simi’ye uğrayarak Rodos adasına gittiler. Rodos’ta büyük ve yeni bir marina yapmışlar. Gecelik bağlama pek ucuz sayılmazdı ama diğer marina ve limanlarda yer olmadığı için Türkler buraya yönlendirildiler. Meşhur Mandrake Limanı kalabalıktı. Bu da gösteriyordu ki, Rodos’ta deniz işleri iyiydi. Ama karada durum çok parlak sayılmazdı. Diğer adalara nazaran Rodos daha dolu ve hareketliydi ama yine de yüzde 20’lik bir kayıptan söz ediliyordu.
     
    Biz nasıl onları merak ediyorsak, onlar da bizi merak ediyorlardı. Ne durumdaydık, oteller açılmamış, restoranların çoğu kapalıymış, uçak seferleri bile doğru dürüst yapılmıyormuş. Öyle sanıyorlardı, öyle duymuşlardı ama öyle olmadığını komşularımıza anlatmaya çalıştık. Evet kaybımız vardı ama kaybımızı iç dinamiklerle telafi etmeye çalışıyor, dış ataklarla da Avrupalı turisti geri kazanmaya gayret ediyorduk. İnandılar mı bilmem…

    Gözünü sevdiğimin Türkiye’si, ben aşığım bu memlekete. Taşına, toprağına, o çok eleştirilen insanına kurban olayım. Bizi iyi yönetseler var ya, üstümüze ülke tanımam. Ne Avrupa Birliği yakalar bizi, ne de diğerleri.. Ama iyi yönetilmemiz şartıyla… Yunan adalarındaki temizlik, disiplin ve düzene imreniyoruz. Görüntü kirliliği, potansiyel suçlu fotoğrafı yok ortalıkta. Biz niye yapamıyoruz bunu, zor işler mi bunlar? Belediyeler hakkıyla yapsalar ödevlerini, kamu personeli doğru dürüst çalışsa,yasaları eksiksiz uygulasak, adam filan kayırmasak, bizim de durumumuz iyileşir.
     
    Moralimizi bozmayalım... İçinde bulunduğumuz şartlar iyi değil ama iyileştirmek bizim elimizde. Göreceksiniz iyileşecek de… Hep böyle kötü gidecek değil ya birgün toparlayacağız vaziyeti. Ülkemiz uzun süredir hasta, bir çaresi, bir doktoru mutlaka vardır bu hastalığın. Uzmanını bulacağız, yeneceğiz bu hastalığı. Birkaç yılımız boşa geçti, büyük yanlışlıklar yaptık. Ülkemize çok zarar verdik. Ama telafi edeceğiz bunları. Gücümüzün farkında olalım yeter.

    Allah devletimize, milletimize zeval vermesin. Bunun da üstesinden geliriz. Devletimizin gevşeyen çivilerini yine sıkıştırırız, dini siyasete alet etmekten mutlaka vazgeçeriz. Zararını gördüğümüz işe devam etmeyiz. Zararın neresinden dönülse kar değil mi, biz de döneriz işte. Korkmayın, gelecek güzel olacak. Devletimiz de düzelecek, turizmimiz de düzelecek, insanımız da düzelecek. Ümidinizi kaybetmeyin lütfen. İyilik gün gelir ki, tüm kötülükleri sona erdirir. Türkiye’de de böyle olacak,benim cennet vatanımda günü geldiğinde herşey düzelecek.
       
    Merak etmeyin, çok sıkıldık ama düzelecek…
        
        
        

    Cumhurbaşkanlığı Emekli Turizm ve Çevre Başdanışmanı
    Can Pulak

    Kullanıcı Yorumları

    Kayıtlı yorum bulunamadı...

    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    Kalemize müzemize dokunmayın
    Denizciler dertli ama...
    Turizm bölgelerinde vali değişiklikleri
    Sakız'da yılbaşı
    Yeni sezona merhaba
    Şaka gibi önlemler yerine...
    THY'de neler oluyor?
    Milas'ın müthiş serveti
    Çevre ve turizmde reform gereği
    Ege'de turizm mukayesesi
    Demokrasi nöbeti bitti, şiimdi denizlerde nöbet vakti...
    Telafisi mümkün olmayan yanlışlar
    13 yıllık hatada ısrar
    Turizmle dolu bir hafta
    Kış turizmi gözlem turu
    Yeni bakan ve turizm değirmeni
    Sezon öncesi Bodrum
    Ekonomi ve turizme dikkat!
    Bodrum'a yapılan haksızlık
    Uçaksız kış turizmi
    Suyun öteki yakası
    Durdurun bu rezaleti
    Değirmenler- Karaada ve ötesi
    Bir turistik mucize
    Suyun hikayesi
    Bodrum önemli yatırımlarla giderek büyüyor
    Deniz cezaları ve kaçaklar
    Komşu Turizmi
    Kisebükü için çözüm önerisi
    Bodrum'dan Mersin'e
    Fethiye ve ötesi
    Kaş Havaalanı ve turizm
    Antalya ve kış turizmi
    Muz ve sera kentleri
    Nükleer santral ve mağara
    Bodrum Bodrum olalı!
    Turizm raydan çıkıyor
    Muğla Belediye Başkanı’ndan turizm bölgelerinin sorunları için öneriler
    Büyükşehir yasası Muğla’yı perişan etti
    Dubai notları-I
    Yapı Fuarı ve biz Türkler
    Erzurum ve Palandöken mucizesi
    Kos'ta Noel ve mülteciler
    Turizme can simidi ve öneriler
    Turizmde yeni ufuklar
    Çevre ve orman katliamı
    Krizi hafifletme planı
    Türklüğü soluma fırsatı
    Berlin'den izlenimler- THY ve havaalanları
    Tam bir yemek cenneti
    Viyana'da birkaç gün
    Ateşkesi olmayan bir mücadele
    Vücudu sağlam tutmanın yolu
    Geri dönüşü olmayan işler
    Cumhurbaşkanlığı: Okluk ve gerisi
    Ankara’dan eli boş dönmek…
    İşin doğrusunu yapma gereği
    İstanbul'un son fotoğrafı
    TYD siyasetten kurtuldu
    Sadun Boro'suz iki yıl
    Makale Arşivi
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    Otelinizin satış fiyatı geçen yıla göre nası değişti?

    Yüzde 20 daha düşük
    Yüzde 10 daha düşük
    Geçen yılla aynı
    Yüzde 20 daha yüksek
    Yüzde 10 daha yüksek
    Ücretsiz Abone Olun