serdar@dm-consultancy.com

Dersler

Hayatın uzun bir yol ve derslerden oluştuğunu asla unutmamamız gerekiyor. Unutursak da o bize ister sert ister yumuşak bir şekilde hatırlatma görevini üstlenerek kusursuz planın gereğini yerine getiriyor. Yaşam sonsuz bolluk ve bereket içerir ancak bundan faydalanmak konusu her birey için farklı olabilmekte böylece bireyin maddi kavram içinde ancak toplum tarafından belirlenmiş zengin veya yoksul tanımı ortaya çıkmaktadır.
 

Spritüel boyutta her canlı formun yaşamın her türlü zenginlik olarak tanımlanan olanaklara hem de sonsuz boyutta sahip olduğunu algılamak ve bunun farkına varabilmek önemlidir. Çünkü bu sonuca göre kişinin elinde tutmak istediği mutluluk boyutu ve yaşam serüveni belirlenmektedir.  

Yeni bir yıla girerken eski yıllardan taşıdığımız hatalar ve sevapları deneyimlere taşıyabilirsek oldukça büyük kazanımlar sağlayabiliriz. Burada son güncel “yolsuzluk” vakası aslında titizlikle ele alınması ve gelecek kuşaklar için ibret konusu olarak ele alınmalıdır. Konuyu daha geniş bir çerçevede kavramak ve dar alanda sıkışmadan algılamaya çalışmamız gerekiyor. Genel olarak bakıldığında yapılanın bir tür alışkanlık olduğu ama genel anlamda aslında turizm sektörüne de büyük bir darbe vurduğunu yıllardır yazarak, seminerlerde anlatarak ve her fırsatta dile getirmekteyiz. Çünkü sorun bireysel veya ufak bir grubun yarattığı sıkıntı değil ancak adeta bağımlılık haline gelmiş olan davranışlar sistematiğidir.

Genel anlamda her sektör yaşanan yıl değerlendirmesi ile gelecek yıl hedeflerini olabildiğince gerçeğe yakın hesaplarla yapılabilirse gidişat hakkında bir fikir elde etmek olasıdır. Belki de bu çeşit çalışma tarzına alışık olmadığımız veya daha kötüsü bunu tamamen dışladığımız için bir türlü birleşmeyen uçlarla uğraşmaktayız. Çoğu kez politik baskı ve yönlendirilmiş rakamlarla sektör hakkında abartılı hedef ve sonuçları doğru olarak kabul etmek zorunda kalıyoruz. Ancak her ne bahane olursa olsun doğru ve bilimsel tespit yapılmadığı için turizmden olması gereken sonuçları ve dolayısıyla gelirleri elde edemiyoruz. Geçen yıl veri olarak açıklanan dünyadaki yıllık 1 milyar turist sayısı karşısında hala 26-30 milyon turist ve bunun karşılığında 20 milyon dolar gelir açıklaması yapılıyorsa birilerinin ortaya atılarak aksaklığı belirtmesi gereklidir. Politik amaçlarla ve rakamlarla oynayarak gelinen son durak burasıdır. Ama bu durak kör noktadır ve yolun bittiği yerdir.

2014 için ulaşım maliyetlerinin %3, otel maliyetlerinin %5 oranında artacağı ortalama olarak bir değer olarak çoğu turizm değerlendirmesi yapan kuruluşlar tarafından açıklanmıştır. Bu rakamları faydalı bir veri olarak kabul ederek yeni yıl için bir öngörü çalışması yapılır mı bilmem ancak 1 milyarın üzerine çıkacak turist sayısını önümüze koyarak nelerin nasıl yapılabileceği konusunda fikirler üretmek ve tüm çalışmaların projelendirilmesi fayda sağlayacaktır. O halde yıllardan beri tekrarladığımız tesislerin olması gerekenden çok daha fazla maliyetlerle ortaya çıkartılması ve işletme masraflarının çok yüksek olması probleminin çözümüne kafa yorulması zamanının geldiğini tekrar hatırlatmalıyız. Eğer yatırımcı veya inşaat firmaları ile ortak bir paydada buluşma olanağı belirse sektör büyük kazanımlar elde edecektir. İşe proje kavramı ve kapsamı ile başlayarak tam donanımlı teknik çalışma yapılması olarak kısaca ifade edilebilecek komple bir teknik çalışma sistematiği turizm sektörü yanında inşaat ve gıda sektörleri ile yakından bağlantılıdır. Bugüne kadar yapılmış tüm eski kötü alışkanlıkları bırakarak ve unutarak yeni bir planlama gereksinim olduğu açıktır.

Diğer yandan çoklukla farklı veya yanlış anlatılan ve dolayısıyla eksik bir şekilde algılanan turizm çeşitliliği hakkında herkesin anlayacağı basit bir tanım yapmak gereklidir. Bu tanıma uygun olarak tesis yanında tarih, çevrebilim, botanik ve hayvan varlığı korunması yanında sağlık mutlaka üzerinde tartışılması gerekli olan konular olarak ortadadır. Ama büyük resme bakabilmek için tüm maddelerde yasal alt yapının oluşturulması aşamasında turizm konusunda çalışmalar yapan kurumlarla, STÖ ve bireylerin görüş ve katılımlarının sağlanması en yüksek fayda elde edilmesi bakımından gereklidir. Belki bugüne kadar yapılmamış böyle çalışmaların artık olmazsa olmaz şart haline getirilmesi önemini tartışmalıyız. Bu şekilde ortada olan boşluğun doldurularak doğru tanımların yapılması ve yolsuzluk alanının daraltılması olasıdır. Çalışma şartları, çevre duyarlılığı, yapı niteliği ve mimari çalışmalar yanında birlikte üretim alanlarının belirlenmesi ve yaygınlaştırılması bir hedef olarak seçilmelidir.

Turizm ile ilgili dikkat çekilmesi gereken en önemli üç madde; gıda, çevre ve alt yapı olarak önümüzde durmaktadır. Gıda kapsamı içine doğal, organik gıda kavramını katmak ve GDO kullanımına kesinlikle karşı durmak gereklidir. Malumunuzdur, toprak temiz olmalı ve temiz torakta yetişen gıdanın önemi gün geçtikçe artmaktadır. Kirlenmiş bir toprağı temizlenmesi için 20-25 yıl süre gereklidir. Benzer şekil hayvancılık için de geçerlidir. O halde bugün karar verip çalışmalara başlasak gelecek 15 yıl içinde bazı kazanımlardan bahsedebiliriz. Tarladan çatala ve denizden tabağa şeklinde sloganlaştırılan temiz gıda üretimi mutlaka gündemimize girmelidir. Anadolu’ daki mevcut toprak kayıplarının önüne geçmek ve her karış toprağı işlemek ve kazanmak bir düstur olarak benimsenmelidir. Böylece toprakların beton haline getirilmesinin belki bir nebze önüne geçmek olasıdır.

Bitki örtüsü ile ilgili olarak devşirme ağaç ekimleri, yabancı-ithal ağaç dikimleri belki yöntem olarak teknik anlamda uygulanabilir gibi görünmekteyse de ağacın bulunduğu toprak parçasındaki diğer yaşam formalarına dikkat edilmediği ve sanki yok kabul edildiği hayretle izlenmektedir. Bir ağacı yerinden söküp başka bir yerde yaşamına devam ettiremezsiniz. Hele bu ağaçlar yurtdışından temin ediliyorsa işin içine iklim, toprak uyumu gibi diğer faktörler de girecektir. O halde toprağımıza uygun ağaç türleri tespit ederek yeşilin miktarını ve kalitesini artırmak gereklidir. Ağaçlar ile üzerinde yaşayan hayvan zenginliği dengede olmak durumundadır. Toprak ve ağaç su ile doğrudan ilintili olup bu konuya dikkat çekilmelidir. Su özelinde gelecek yüzyılın en önemli ürünü olmasını büyük harflerle yazarak önümüze koymalı ve suyun kirlenmeden elde edilmesi konusunda gerekli tüm düzenlemeleri yapacak teknik tanımları belirlemeliyiz. Suyun kirlenmesine yol açan HES, nükleer ve altın araması çalışmaları mutlaka fayda hesaplarının şeffaf olarak vatandaş ile paylaşılmasını gerektirmektedir. Yakın erimde ortaya çıkacak su savaşlarına olanak vermeden suyu bir ticari meta olarak kabul etmeli ve buna göre her türlü çalışmayı başlatmalıyız.

Dünyanın temiz enerjiye geçtiği ve turistik tesislerin “yeşil” özelliklere sahip olacak tarzda imal edilme yatkınlığına uygun olarak gerekli tüm tedbirleri yatırımcı ve kamu olarak almak gerekli. Bu konuda teknik alt yapı ve teçhizat tanımlamalarının yapılması çok önemlidir. Çünkü bu özellik en yakın olası bir krizde karşımıza koz olarak çıkacaktır. Gerekli hazırlıkları yaparak farklı senaryolara hazır olmak fayda sağlayacaktır.

Kısaca çizmek istediğim bu çerçeve içinde bugünkü teknik olanaklarla yapılması gereken tüm işlemler eğer yapılmıyor, ihmal ediliyor veya savsaklanıyorsa işte asıl görmemiz gereken yolsuzluklar bunlardır. Paraların kutulara girmesini beklemeden şeffaf bir toplum yönetiminin hazırlanması ve vatandaşın tüm bu çabalara ortak olarak kuralları birlikte oluşturmanın sayılamayacak kadar faydası vardır. Belki fark ediyorsunuz son on yılda dünyadaki değişimler artık eski statüko bağımlılığı yerine farklı bakış açısı ve kapsamını tarif etmektedir. Ancak yönetici elinden kaymakta olan iktidar baskısını kullanarak bu yeni akımın karşısında durmaya çalışmaktadır. Ama bu direniş nafiledir. Çünkü insanlık ilerlemek ve gelişmek zorundadır. Yoksa olduğu yerde dönen topaç gibi birbirimize çarpıp dururuz. Yeni dönemi eski kafa ve düşünce alışkanlıkları ile değil daha insancıl ve saygılı bir şekilde karşılamalıyız. Eğer kendi varsıllığımızı yaratmak için başkalarından çalmaya devam eden bir sistemi sürdürmeye çalışıyorsak bunun asla yürümeyeceğini anlamamız gerekir. Böylece tüm yaşam formalarına hizmet yolunda daha ileri aşamalara ulaşmak olasıdır. Gerekli olmadan yapılan veya bilinçli olarak fazladan harcanan her kuruş aslında insanlığa yapılan büyük bir yolsuzlukların yapı taşlarıdır.

Yeni yılda bu yaşamda ne elde etmek arzumuzu, neyi paylaşmak istediğimizi, nasıl mutlu olacağımızı, kimlerle zenginliğimizi paylaşacağımızı biraz düşünmek iyi gelebilir. Çünkü bu yaşamdan koparak elde ettiğimizi sandığımız büyük paraların çok ufak kısımları ile dünyada değişimler yapmamız olasıdır. İşte bu nokta bile yolsuzluklarla mücadele etmenin bireysel ve toplumsal bakımdan önemini ortaya koyar. Dürüstlük, hesap verilebilirlik, kamu değeri, vatandaş hakkı ne ayakkabı kutularına ne de para kasası içine girmez. Yaşamımızda saflık ve şeffaflığı elde etmeye niyet edelim.             
 

Bu Makale 13.01.2014 - 10:44:48 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.