serdar@dm-consultancy.com

Bireysel çözüm

KENDİNİ DEV AYNASINDA GÖRMEYE ALIŞAN BİR DAHA NORMAL GÖRÜNTÜYE DÖNEMEZ.

Turizm gibi bir toplumsal olgunun bireysel çözümlerle ilerlemesi nedense sektör içindeki ve dışındaki kişi veya kurumları rahatsız etmemektedir.
 
Sadece ilk akla gelen tesis inşa etme kısırlığı bile yurt dışında endüstri olarak adlandırılan bu meslek dalının ne kadar çorak bir ortamda büyütülmek istendiğinin adeta bir kanıtı, belgesi olmuş durumdadır. Turizmin sadece inşai yapılar, beton, cam, ahşap gibi malzemelerden oluşmadığını anladığımız gün belki olumlu atmak olası hale gelecektir. Bunu yapmak dile getirmekten oldukça zordur çünkü alışkanlıklar ve kötü uygulama yöntemleri adeta turizm ve inşaat sektörünü ölümcül bir hastalık gibi pençesine almış ve son nefeslerini almak için gayret göstermektedir. Bina dışında çevre, deniz, yersuları, tarihi yapılar ve örenler, yöresel sanat ve yemek tatları, kültür birikimleri, inançlar nedense hiç akla gelmemektedir. Üzerinde yaşadığımız Anadolu 60,000 yıldan beri bize bir şeyler anlatmaya çabalamakta ancak biz birey mantığı ile sadece bireysel nasıl fayda elde ederiz tarzında yaklaşımdayız. Eski eserleri yağma, çağdaş eserleri ucube olarak görmek herhalde yozlaşmanın en üst mertebesidir. Peki ya gelecek eserler için çaba harcayan ve sanatçı, mimar, mühendis, düşünür, felsefeci yetiştirmek konusunda bir şeyler yapıldığını düşünen var mı?

Yabancı ülkelerin çok kötü alışkanlıkları var. Bunlardan en önde gideni birbirlerine destek olmaları ve hele uluslar arası arenada temsil ediliyorlarsa milli dayanışmayı en üst kademede uygulama becerileri olarak dikkat çekmektedir. Bizler ne kadar parçalanmış ve bölünmüş bir görüntü veriyorsak onlar karşımızda tek ve güçlü bir yapı olarak durmaktadırlar. Diğer bir büyük kötü alışkanlıkları ise teknik gerektiren işlerde taviz vermemeleri ve işlerini çok titiz yapmalarıdır. İnşaat alanında her projeyi evirip çevirip didiklemeleri ve detaylarda çözüm bulmalarını anlamak için herhalde oldukça fazla vakit geçmesi gerekecektir. Özellikle turistik tesislerin planlanması sırasında binaların endüstriyel tesis olarak ele alınması, fabrika işletmesi mantığında detayların çözülmesi vasıflarının ülkemizdeki inşaat sektörü tarafından özümsenmesi gereklidir. Üniversitelerde endüstriyel tasarım zayıflığının piyasada mevcut profesyonel danışmanlar tarafından giderilmesi programa alınmalıdır. Ancak her şeyde olduğu gibi danışmanlık kavramı ve işlevi enflasyonist baskılarla değerini yitirmiş, ağzı çok laf yapan, bilgi yerine ürün temsilciği yapan kişiler bu işin cazibesine kapılarak etrafta dolaşmaktadır. Hâlbuki FIDIC ve EFCA normlarında danışman niteliği ve görev tanımları son derece açık ve net olarak tanımlanmıştır.

Kısaca bu tanımın niteliğini ele alarak çarpıklığı okuyucunun bulmasını kolaylaştıralım. Danışman bilgi ve deneyimini projeye yansıtan, uzmanlık dalında otorite olan profesyonel olarak kısaca tanımlanır. Ancak hemen sonrasında en önemli özelliği, bu kişinin bağımsız, bağlantısız ve parasını aldığı kurumu kendi donanımları paralelinde yönlendirmesidir. Küresel yozlaşma ve bilgi kirliliği bu alanda da hemen etki yaparak danışmanlığı firmalardan para talep eden ve belli mallara yönlendiren kişi olarak öne çıkarmıştır. Bu tipler her meslek dalında sadece çene kuvveti ile projeleri ele geçirmekte ve kapıları kendi yandaşları dışında herkese ve her ürüne kapatmaktadırlar. Böylece piyasada bir fasit daire oluşturmakta etik dışı yaklaşım ve uygulamalara yol açmaktadırlar. En büyük sorun aslında bireysel olan bu davranışın genel tavır olduğu şeklinde yerleşen genel kanıdır. Bu şekilde hem danışman arayan kişi ve kurumlar tek tip ve yanlış yöne sevk edilmekte hem de bu işi yapmak arzu eden yeni profesyonellere kötü örnek olmaktadırlar.

Bunların sonucunda özellikle turizm sektöründe tesislerin olması gerekenden daha fazla bedellerle inşa edilmesi, kullanılan teçhizatların gereksiz şekilde doldurulmuş olmasının ilk yatırım maliyelerini çok üst seviyelere çıkartması bir vakıadır. Ama daha da zararlısı, henüz yatırımcı ve inşaat firmalarının “işletme maliyeti” kavramı ile tanışmamış olmalarıdır. Çok kısa bir tanımlama ile inşaatın yüksek maliyeti geri ödeme süresini uzatarak yatırımcının tesisten soğumasına neden olması bir sonuç olarak ortada iken, cihazların her gün, her saat çalışmasıyla yapılan harcamaların kâr oluşumunu engellemesi veya ötelemesi proje aşamasında ele alınması gereken oldukça önemli bir etken olduğunun göz ardı edilmesidir.     

YENİ YAKLAŞIMLAR

Henüz biz turizm sektöründe mevcut ve sayılan sorunları gideremeden bu konuda ileri ülkeler tesis ve üretim tarzlarında ekonomi, çevre bilinci, geri dönüşüm konularında icatlar yaparak aramızdaki açığın daha fazla oluşmasına neden olmaktadır. Yemek kalitesinin yükseltilmesi, gıdaların içindeki vitamin ve minarelerin muhafaza edilmesi, üretilen ısının tekrar kullanılması, çalışma ortamındaki konfor olgusu, saklama ve üretim koşullarının iyileştirilmesi konularında yapılan yeniliklerin ardı arkası kesilmemekte ve sürdürülebilir bir model yerleştirildiği için gelişmeler süregelmektedir. Yemek pişirmede sıcaklık üretici elemanların farklılaşması, bir cihaz kullanarak aynı anda birden fazla pişirme yaparak tasarruf elde ederken kaliteyi sabit tutmak artık olasıdır. Mutfak planlaması ile cihazların verimliliğini bir noktada buluşturmak, porsiyonların kalori ve besleme özelliklerini ürünü tabağınıza aldığınız anda görebilme, daha sağlıklı pişirme tekniklerini öne sürmek sıradan uygulama haline gelmiştir. Bulaşık yıkama sırasında nerdeyse su kullanmamak gibi çok farklı ve değişik konularda ilerlemeler insanın hoşuna gitmektedir. Cihazlar kullanıcı dostu, çevreye duyarlı, sağlığı koruyan yapılarda imal edilmekte ve bu özelliklerin ilerlemesi için araştırma geliştirme bütçelerine büyük katkılar yapılmaktadır.

Bizdeki boyutu ise tam ters yönde hareket etmekte ve üretici firmalar daha fazla kalem malzeme üreterek adeta bir yatırımcının her türlü gereksinimini karşıladıklarını iddia edebilmektedirler. Aslında her bir kalem ürünün araştırma geliştirme bütçeleri oluşturularak o ürün üzerinde yenilikler ve icat yapımına açık şartların oluşturulması bu görüş çerçevesinde olanaksızdır. Sektörde büyük tanımında ve iyi ismi olan firmalar tek bir ürün için bir araştırma mühendisi kullanmaya kalksa ürün sayısı kadar yani binlerce mühendisin sadece geliştirme projelerinde kullanılması gerekir. İşte bam telinin koptuğu yer tam da burasıdır. Yabancı üretici bir ürüne yüzlerce mühendisle çalışırken bizde binlerce üründen birisi için bile bir mühendis çalışamamaktadır. Endüstriyel mutfak ve çamaşırhane imalat sektöründe uluslar arası bilinen herhangi bir marka olmamasının nedeni de zaten budur.   

Dersler çıkartılmak istenirse, her alanda olduğu gibi sektör paydaşlarının üretim ve yeniliklere çok daha fazla önem vermesi ve firmaların gelecek planlarını buna göre yapmaları şarttır. Devlet teşvik sistemi tamamen değiştirilmelidir. Yurtdışı fuarlara verilen teşvikler sadece bazı kurum mensuplarının harcamalarını karşılayarak gezi bütçelerine katkı yapmaktadır. Peki, asıl sorunun tespiti, giderilmesi için çalışmalar nasıl başlayacaktır? Sektörün genç profesyonelleri yetiştirmek için bugün sadece adı olan ancak insan kaynağı üretimi olarak sorgulanması gereken turizm okullarının durumunu soran ve irdeleyen var mı? Örneğin turizm yüksek okullarından mezun olan gençlerin yeni turizm yönelimleri hakkında hazırladıkları bir proje, bir etkinlik, tez var mı? Belki de ben görmeyip duymamış olabilirim. Ancak uluslar arası yetkin bir organizasyon olan, turistik tesis danışmanlarının üye olabildiği FCSI (Foodservices Consultants Society International) tarafından iki yılda bir yapılan dünya toplantılarında ülkemizden tek bir katılımın henüz olmaması proje ve tanıtım açısından yabancı etkilerine ne kadar kapalı olduğumuzun bir göstergesi değil mi?

Açık toplumda, uluslar arası arenada mevcut kuralları boş vererek, kendi usullerimiz ve yöntemlerimiz ile bireysel olarak yaşama alışkanlığını bırakmadıkça birey olarak aynalara bakarak racon kesme işini sürdürmek konusunda ilerleme sağlayacağımız garantidir. Yapılan her türlü işi ciddi olarak ele almak, uygulanabilir ve kazanan projeler yapma alışkanlığına sahip olmak için çaba sarf etmeden ülkeye gelen turist sayıları ve olası gelir rakamları ile oynayarak kendimizi çok güzel eğlendiririz. Ancak bu davranışların bize zerre kadar kazanım yaratmayacağını anlamak için vakit daralmaktadır.



Bu Makale 02.12.2013 - 10:16:20 tarihinde eklendi.

Yorum Yaz

Kayıtlı yorum bulunamadı...

Turizm gündemine ilişkin haberlerin her gün mail adresinize gelmesi için abone olun.