2015 ‘de bizi neler bekliyor?

    Danışman Yönetici Feti Kuyucu
    Köşe yazısını paylaş : | Yazıcı Dostu Gösterim | Arkadaşına Gönder
    2014 yılının yüksek turizm sezonunu finansal / jeopolitik risklerle dolu ve hareketli bir şeklide tamamlıyoruz. Genel anlamda yapısal / potansiyel olarak pozitif bir süreci tamamlıyoruz. (Her şeye rağmen makul iyimserlik diyelim ) Ancak bu riskler geleceği planlamada, bütçelemede ve karar almada karşımıza zorluklar çıkarmaktadır.
     
    Bir taraftan kulağımız küresel ekonomik makro verilerde, haberlerde bir taraftan ise bölgesel komşularımızda şiddeti her geçen gün artan ve sınırımıza dayanmış olaylarda. Küresel çapta düşük büyüme devam etmekte, gelişmiş ülkeler toparlanırken gelişmekte olan ülkelerde zayıf büyüme ve bölgesel siyasi riskler tehdit unsuru olmaya maalesef devam etmekte. ABD kaynaklı verilerde gözümüz ve kulağımız dolar hareketlerinde bir değer bazlı hareketleri birde faiz bazlı hareketleri çok önemsiyoruz. Bir parametre kurlar üzerindeki baskıyı temsil ederken( diğer para birimlerine karşı bugünkü argümanla artışın devam edeceğini bekliyoruz) , diğer bir parametre ise sermaye girişini ve fonlama maliyetini direkt ilgilendirmektedir. AVRO bölgesinde ise halen makro ekonomik tablo iyi değil. Negatif faize rağmen (gevşek para politikası) , ülkeler arası mali uyumsuzluk, bankacılık sektörü sorunları, işsizlik, büyüyememe ve yüksek kamu borçları vb sorunları tüm sektörleri direkt etkiliyor. Nihai anlamda tüm bu parametreler tüketici davranışlarını ve karar almasını direkt etkiliyor. Bu makro ekonomik parametreleri siyasi gelişmeleri ve olayları dâhil edersek Orta Doğudaki karışıklıklar, Rusya – Ukrayna gerilimi ve AB / ABD yaptırımları riskleri daha arttırmaktadır.(Daha önceki sıcak günler ve sıcak günler 1 yazımı tekrar okumanızı tavsiye ederim)

    Gelelim 2015 yılı nasıl olacak,  bir kere ekonomik ve siyasi olayların yansımasını sektörel potansiyele bir tehdit olarak algılamalıyız.
     
    “Turizm sektörü ve seyahat endüstrisinin kurumsal ve bireysel karar almadaki vazgeçilmez önceliği kişisel güvenlik ve güvenli ortamlara seyahat düşüncesidir. ”
     
    Bütçelerin yapıldığı veya yapılmaya devam edildiği bir dönemde parametre ve varsayım olarak neyi alacağız, ne planlayacağız, rasyonel verilerle hareket etmeliyiz. Ana parametre olarak kabul ettiğimiz ve bütçe varsayımlarının matematik temelini oluşturan kamu otoritesi tarafından açıklanan makro ekonomik programları / hedefleri veri alıyoruz. Gelin bu rakamlara biraz bakalım; Yeni açıklanan orta vadeli temel ekonomik hedeflerde; 2015 yılsonu $/TL kuru 2.29, 2016 yılı sonu  $ / TL kuru 2.37 ve 2017 yılı sonu $/TL kuru 2,44 hedeflenmiştir. Ayrıca turizm gelirlerinde 2015 yılında bir önceki yıla oranla % 6,7 büyüme, 2016 yılında bir önceki yıla oranla 6.34 büyüme ve 2017 yılında da bir önceki yıla oranla % 6 gelirlerde büyüme öngörülmüştür. Önemli bir diğer parametre ise enflasyon ve parite hareketleri olacaktır. Enflasyon demek maliyet artışı demektir. Enerji giderleri başta olmak üzere gıda fiyatları ve işçilik giderleri 2015 yılının önemli maliyetleri arasında yer alacaktır.2014 yılı sonu % 9,4 , 2015 yılı sonu %  6 ,3 ve 2016 yılı sonu % 5 enflasyon hedeflemesi orta vadeli programda yer almaktadır. $/€ ve $/RUBLE ve  € / RUBLE paritelerinde  beklenti ise değerli dolar sürecini yaşayacağımız bir döneme gireceğimizdir.

    Petrol fiyatları ise 2011 ‘ den buyana en düşük seviyede fırsat mı/destek mi? Öncü gösterge mi?  Yaşayıp göreceğiz.
     
    Bu makro verileri baz alarak İki senaryolu bütçe ve planlama yapmalıyız. Baz ve muhafazakâr bütçe senaryolarımız olmalı bunlar dinamik anlayışla yönetilmeli ve izlenilmeli. Bu yıl gelirlerde kur farkının da olumlu katkısı ile gözden kaçırdığımız veya görmek istemediğimiz tüm mali olumsuzlukların üzerine gitme ve kontrol altına almak birinci öncelik olmalıdır. Bütçe hazırlamada muhafazakar bütçe ana bütçeyi oluşturmalı iyimserlik halinde baz bütçe gündeme alınmalıdır. Klasik artan oranlı değil, sıfır tabanlı bütçe algısı bu belirsizlik dönemlerinde etkin bir maliyet yönetimi fırsatı verecektir. Ancak hiçbir bütçe operasyonu tehdit edecek ve markaya zarar verecek bir maliyet anlayışı ile yapılmamalıdır. Yatırımlar daha rasyonel planlanmalı ve öz kaynak desteği arttırılmalıdır. Plansız arz fazlası dert olmaya devam edecektir.(Karlılıklar düşüyor, yatırım geri dönüş süresi uzuyor ( neredeyse 12-16 yıla kadar  ) ve kalifiye personel açığı artıyor)
     
    İşte can alıcı nokta; bu tip ekonomik ve sosyal sıkışma ortamlarında en önemli davranış/strateji kamu otoritesi, ilgili sivil toplum örgütlerinin ortak akılla durum tespiti yapmak ve acil eylem planı hazırlamak ve eyleme geçmektir.  Kurumsal / Bireysel davranışlara gelince; tüm tur operatörleri ve konaklama sektörü üst yönetimleri pazarlama ve satış ekibiyle gerek birlikte, gerekse bireysel olarak mevcut ve potansiyel pazarlarda etkin, sürekli pazarlama anlayışı stratejisiyle faaliyetlerde bulunmaları olası potansiyel kayıpları en aza indirecektir.(belki de en alt birim olan reise büroları büro büro gezerek)  

    “Önümüzdeki yıl sektörel açıdan pazarlama/satış kadrolarındaki yöneticilerin yönetsel yetkinliği/farklılığı kurumlarının lehine  önemli ölçüde fark yaratacağı bir yıl olacaktır.”

    Danışman Yönetici
    Feti Kuyucu
    fetikuyucu@gmail.com

    Kullanıcı Yorumları

    Evrim Tez - 15.10.2014 18:24:10
    Feti Bey çok isabetli ve objektif tespitler. Özellikle yatırımlar daha rasyonel planlanmalı kısmı çok önemli.Sektörümüz kazanç kapımız, göz bebeğimiz , daha planlı ve kurumsal ilkeler ile yönetimi hakediyor bu sektör. Yerinde analizler içeren yazılarınızı heyecanla bekliyoruz.


    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    Kur, faiz, parite, enflasyon ilişkisi ve yüksek sezonda yabancı giriş sayıları
    Turizmde şu anki durumu anlayarak geleceğe odaklanmalıyız
    Matruşka
    Kitle turizminde yüksek sezon, yabancı giriş sayıları ve kur-faiz-parite-enflasyon ilişkisi: 2010 - 2014
    2015 ‘de bizi neler bekliyor?
    Neler oluyor turizmde?
    2013 sonrası Rusya'sını iyi okumak, beklenti ve stratejiyi buna göre oluşturmak gerekir
    Turizm sektöründe 2017 yılı: Hoş mu geliyor, boş mu geliyor?
    Rusya pazarında oyunun yeni kuralları ve yeni düzen
    Rusya pazarında 2016 beklentileri
    Turizm sektörü ve kurumsal yönetişim
    Sosyo ekonomik krizler / olaylar ve turizm endüstrisi
    Sıcak günler!!!!
    Sıcak günler - 2
    Antalya'nın finansal borçluluğu artıyor
    Gerçek nedir?
    Gelişmeler ve yansımalar
    Güven veren yönetimler ve kurumlar
    Antalya turizminde yüksek sezon yabancı giriş sayıları ve gelir, kur, faiz, parite, enflasyon ilişkisi
    Rusya pazarı üzerine finansal ve yönetsel öneriler
    Sektörde birincil çözüm nakit yaratma gücünü korumak
    2002 İstanbul yaklaşımı, 2006 Anadolu yaklaşımı ve 2016 turizm yaklaşımı finansal yeniden yapılandırma
    Krizlerde başarı için 'başarılı kriz yönetişimi'
    Sosyo ekonomik krizler, olaylar ve turizm endüstrisi II
    Tahsislerin süresi uzatılmalı, finansal destek artırılmalı
    Bankacılık ve turizm sektörü ilişkileri üzerine
    Şimdi tahsisleri uzatma zamanıdır
    Turizm sektörü ve kurumsal yönetim
    Makale Arşivi
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    2018 sezonunda Avrupa'da durum ne olur?

    Daha da geriye gider
    Bu yılla aynı olur
    2016 rakamlarına ulaşır
    2015 rakamlarına ulaşır
    Belirsizlik hakim
    Ücretsiz Abone Olun