Benim güzel kadınlarım

    Motivasyon Atölyesi - Emir Hepoğlu
    Köşe yazısını paylaş : | Yazıcı Dostu Gösterim | Arkadaşına Gönder
    Kadınların birçoğu birbirine benzer gibi gözükse de , hepsini diğerlerinden ayıran bir çok farklılık mevcuttur.

    Kadınların birçoğu birbirine benzer gibi gözükse de , hepsini diğerlerinden ayıran bir çok farklılık mevcuttur. Çoğumuz kadınları farklı nesneler ile özdeşleştirerek farklı anlamlar yüklemeye bayılırız. Bazen bir çiçek olurlar bizim için , bazen bir kuğu , bazen de  bir melek Hayatımızda her daim var olmuşlardır doğanın dengesi itibari ile. Onlardan dünyaya gelir , onlar tarafından büyütülür, onlarla evlenir. ziyadesi ile ömrümüzü onlarla geçiririz. Konu her açıldığında kadına saygıdan bahseder , yeri geldiğinde ise saygısızlığımızdan asla ödün vermeyiz. ‘’ Kadınlar ne ister ‘’ sorusu nesiller boyu tüm erkek milletinin aklını kurcalamış , bilimsel teoriler üretilmiş , kitaplar yazılmış hatta sinema filmi bile çekilmiş olmasına karşın henüz net bir cevap bulunamamıştır. Erkeğin anlamamazlığa gelmesinden mi , yoksa kadın’ın karmaşık zekasından mı bilinmez , kıyamet gününe kadar da cevaplanacak gibi gözükmemektedir.

    On yedi yaşımdan bu güne değin çalışma hayatım içerisinde en güzel, en heyecanlı, en sıkıcı ve korkunç hatıralarımın içerisinde başrolü hep kadınlar paylaşmıştır. Nasıl olmasın ki , ilk müdürüm, ilk şefim, ilk çalışma arkadaşlarım cemi cümlesiyle karşı cinse mensuptu. Aradan yaklaşık 22 yıl geçmesine rağmen bugün hala ağırlıklı olarak kadınlarla çalışıyorum. Şikayetçi olduğum söylenemez ancak zaman içerisinde onları daha iyi anlayabildiğimi tecrübe etmiş bulunuyorum. Tamamı ile çözdüğümü söylemek oldukça cüretkar olur , o yüzden  hala staj dönemimin  sürdüğünü belirtmekle yetineceğim. Dedim ya müdürüm oldular , şefim oldular , çalışma arkadaşım , ablam , arkadaşım , kardeşim oldular , aralarında anne dediklerim oldu. Çok sevdim onları, onlarda beni. Her zaman için iyi anlaştım bu hatun kişilerle , kimi zaman dertleştik , kimi zaman sorunlarımız paylaştık .

    Tecrübe ile sabit bir kazanımımı aktarmak istiyorum , bir kadının güvenini kazandığınız ve bunu zaman içerisinde istismar etmediğiniz taktirde ömrünüzün sonuna kadar o insanın en büyük sırdaşı olabiliyorsunuz. Aile içi şiddet yaşayanlarından tutunda , biricik evladı madde bağımlısı olup , kurtulması için çözüm arayanlara , iş ortamında tacize uğrayanlara değin bir çok kötü senaryo dinledim , gördüm. Birçoğuna bizzat şahit oldum , kimine yardım etmeye gücüm yetti , kimine ise akıl vermekle yetindim. Doğal yapısı itibari ile kadın egemen bir departman olan Housekeeping’de malumunuz hemen her birimde bayan personel çalışmaktadır. Katta, ofiste, Çamaşırhane’de, şef olarak ya da asistan ve belki de departman yöneticisi olarak. Tüm amaçları birkaç kuruş da olsa yuvalarına katkıda bulunmak olan bu güzide insan topluluğu için maalesef hayat hiç de kolay değildir. Ama tüm bu zorluklara karşın asla yılmaz benim güzel kadınlarım ve sonuna kadar direnirler.

    İş hayatı oldukça zor olduğu kadar tutunması güç bir yapıya da sahiptir. Her sabah işe geldiğinizde , güçlü , motive , enerjik ve sağlıklı olmak zorundasınızdır. Bunlardan biri eksik olduğu taktirde sistem dışına itilmeniz an meselesidir ne yazık ki. Çünkü devam etmesi gereken bir operasyon ve tamamlanması gereken yüzlerce ve beklide binlerce iş mevcuttur her gün. Öyle  hissetmese bile , en mutlu görünen maskesini takıp işe gelmeyi bilir kadın. Zira ay sonunda ödenecek tonla fatura , ev kirası , mutfak masrafı v.s. vardır bekleyen. Ve alışılagelmiş bu sistem ne yazık ki her sezon sonu birçoğunu kapının önüne koyar , onu bekleyen birçok sorun ile baş başa bırakarak.

      Akşam kocasından dayak yer, sabah işe utanç içinde mor gözle gelir ama çalışır. Üstelik eşi bir daha orada çalışmayacaksın dediği halde gelir ve çalışır , çünkü o da ,onu döven eşi de bu işe ihtiyaçları olduklarını bilirler aslında. Kısır bir döngüdür bu , aylar içerisinde sıklıkla tekrarlanan. Biricik evladı madde bağımlısı olmuştur , kötü arkadaşlarından dolayı. Geceyi  karakolda geçirmişlerdir , haftasına da ceza evine girecektir kuzusu , ama kadın tüm acısını yüreğine gömer ve gelir çalışır. Tek umudu işidir ve oradan gelecek birkaç kuruş . Sosyal ortamda çok önemlidir , zira burada paylaşılır acılar ve sıkıntılar . Zaten doğrusuda bu değil midir , evden çok işyerinde yaşamaktadır bu insancıklar.Kocası eve kuma getirir üzülür , içi acır ama çalışır , işyerinde birkaç densizin tacizine uğrar ama gelir çalışır , dayak yer , horlanır aşağılanır ama o bir gün bunların son bulacağı umudunu asla yitirmez ve çalışmaya devam eder ‘’Benim Güzel Kadınlarım ‘’.

    Unutmadan elbette bir de gönlümü kaptırdığım ‘’ Benim Güzel Kadınlarım ‘’ da var ancak onlar bu yazının konusu değiller.

    Saygılarımla

    Emir HEPOĞLU

    Motivasyon Atölyesi -
    Emir Hepoğlu
    emirhepoglu@yahoo.com

    Kullanıcı Yorumları

    Kayıtlı yorum bulunamadı...

    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Yazarın diğer yazıları :
    Alayınıza selam olsun!
    Fuar ve selfie sezonu açıldı
    Direnen Gezi'den Trendy Gezi'ye
    Turizmcinin bilgisayar & sosyal medya ile imtihanı!
    Turistlerin kullandığı tuvaletler Testere filminin platosu gibi
    Turizmin ırkçı hortlakları
    Güneyde sezon başladı ancak...
    İş'in yoksa gel ( Mümkünse kendi aracınla ya da dolmuşla ! )
    TRT'nin turizm kanalı neden Antalya değilde İzmir'de?
    Yaz aşkları
    Altın portakal fiyasko mu, büyük bir başarı hikayesi mi?
    Ödülünmü var derdin var!
    Otellerde hijyen uygulamaları
    Ne kadar güçlü olduğumuzun farkında değiliz
    Ben Meclis'e girdim, hadi sıra sizde
    Kelle paça
    Tokmak
    Turizmde yeni trendler / İkinci Adam Operasyonu
    İş arama ve taciz sezonu başladı
    Benim güzel kadınlarım
    İş çok beğenen yok mu?
    Android otelci
    Memleketin giriş kapıları
    Salvador Dali’nin ruhu bizim barmenlerde yaşıyor
    Alaçatı ayrı bir dünya
    Bir dernek doğuyor, sancısını başkaları çekiyor
    Doğası, gereği kültür başkenti
    Herkesin kendine göre bir Bodrum'u var
    Hediyelik
    Signs - Görüntü Kirliliği
    Turizm hakkında yazmak ne ister?
    Rakamlara takıldık kaldık
    YIL 2012 VE NİHAYET 12 AY TURİZM EMRİNİZDE
    BEŞ YILDIZLI OTELLERDEN SOSYETE GETTOLARINA KUMARHANELER
    Ekranda, beyazperdede, kitapta oteller
    İlginç otel hikayeleri
    İLGİNÇ OTEL HİKAYELERİ II
    Özeleştiri Grubu
    Kıbrıs turizmi kime ait?
    Her şehrimize bir logo bir de tema lazım
    SAKINCALI DİYALOGLAR
    Sakıncalı Diyaloglar 2
    ANTALYA ZEYTİNKÖY’DEN DÖNDÜ NİNE 2011 SEZONU İÇİN TURİZMİN FALINA BAKTI
    www.sabunprojesi.org
    İNOVASYON EN BÜYÜK EKSİĞİMİZ
    MISIR VE TUNUS OLAYLARINI TÜRK TURİZMCİLER BAŞLATMIŞ…!
    AŞK TESADÜFLERİ SEVER VE HOTEL BABYLON
    YÜRÜYEREK ANTALYA ANALİZİ
    SAKIP AĞA’NIN AYAKKABILARINI BOYADI HAYATI DEĞİŞTİ
    DİKKAT OTELCİLER İNTİHAR EĞİLİMİNDE
    ANTALYA’DAN KISA KISA
    MOBBİNG DİYALOGLARI
    KONSEPT SAVAŞLARI
    TV ÖDÜLLERİNİN ARDINDAN
    KEYFE KEDER PERSONEL İSTİHDAMI
    TÜRK İŞİ MOBBING TACIZING
    DOMINIQUE STRASUSS KAHN IMF BAŞKANI DEĞİLDE ROOM MAID OLSA İDİ…!
    ADINI TURİZM BAŞKENTİ KOYDUK AMA…
    OTELLERİMİZ NE KADAR GÜVENLİ…!
    OTEL ODALARINDA INOVASYON
    KAÇAK İÇKİ SADECE TURİST Mİ ÖLDÜRÜR ?
    Antalya Kaleiçi'nin hali ne olacak?
    Makro bakış açıları ve mikroya indirgenmiş sorunlarımız
    Altın Portakal Film Festivali sahil kasabası etkinliğinden uluslararası organizasyona nasıl dönüşür?
    Türk turizminin image maker ihtiyacı
    Test: Hangi tip otelcisiniz?
    Tarih öncesi stajyerlik durumları
    Neyzen meyhane müdavimlerinin acıklı hikayesi
    Neandertal'den bu yana hedefler
    Portakal şehrinin hikayesi
    Personel lojmanında kötü bir şeyler oluyor
    İstihdam değil istismar!
    Fil Osman Angry Bird'e karşı
    Yan otelden adam çalma teknikleri
    Zirveden indim şehre: TTZ - 2012
    Ah güzel İstanbul ne yapmış insanlar sana böyle?
    Cihangir Chronicles
    İstanbul ve turizmi ağzından düşürmeyenlere!
    Know how Antalya'nın neyine?
    Gezdim, gördüm, yazdım
    Turizm sektöründeki kadınların şikayeti var!
    Antalya'da bir eğlence adası var, haberi olan var mı?
    Güneyden haberler
    Kısır döngü!
    Saruman Dayı'dan istihdam sorununa kesin çözüm
    Hatıralarımın kahyası mısın be adam?
    Antalya Tünektepe 'L' tipi cezaevine dönüştürülsün, ilk konuğu da Fazıl Say olsun!
    Resort Turizm Kongresi'nin ardından kulislerde konuşulanlar
    En büyüğü bizimkisi!
    Antalya Kaleiçi 1. Uluslararası Jazz Festivali
    Marka olmadan sen sen değilsin!
    Yüksek sezon diyalogları
    Kariyer mi, ekmek parası mı?
    Hoşçakal Antalya'nın gülü, Hoşçakal Oya ablam!
    İşyerinde motivasyonu sağlama teknikleri
    Anneme turizmci olduğumu söylemeyin, o beni genelevde piyanist sanıyor
    Filistin askısı
    Nereden geliyorsunuz? - Kaynımgillerden!
    www.turizmdeyeniyalanlar.com
    Portakallı kek
    Marka değilsen, sen sen değilsin
    Sesli makale - Sincaplar ağlıyor duydun mu?
    Evrimini tamamlamamış kıllı neanderthal güneye inince
    İşsiz otelcinin sektördeki imaj sorunsalı
    Sovşıl medya hakkında bir yazı daha
    Geçen hafta bir acente müdürü dövdüm!
    Mahmut, duydun mu la griz varmış bu sene?
    Göcek Koyları
    Goç ne la? ( Yeni çağın trendy mesleği koçluk)
    Palmalife Style
    Tüm zamanların en büyük hastalığı; kıskançlık
    Egomaniacus Nonempaticus Hotelierus
    İnoveyşınmen ( inovationman )
    Adetten
    Mecburen
    Ne yapmalı? Ne yapmamalı?
    Kaç yıl oldu?
    Vay anasını sayın seyirciler!
    Absürt turizm münasebetleri
    Biz çok acayip kurumsalız
    Makale Arşivi
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    2017 sezonundan ne bekliyorsunuz?

    2016 yılı ile aynı olur
    2016'nın üzerine çıkarız
    2016'daki sayılara bile ulaşamayız
    Ücretsiz Abone Olun