Benzer Haberler:
    Dominik Cumhuriyeti ile imzalanan turizm anlaşması neleri kapsıyor?
    Avrupa Parlamentosu Türkiye'yi siyasi denetim altına alma kararı aldı
    Rusya'da Türkiye'ye dönük mayıs tatili satışlarına fiyat dopingi
    İBB Sevil Sabancı'nın otel projesini durdurdu
    İlker Aycı: Yerde uçağımız kalmadı, 2017 hedefimiz 69 milyon yolcu
    Molton markasıyla Türkiye'de 50 otel açacak
    İstanbul'da Türkiye'nin en kapsamlı emniyet-turizm projesi
    'Rusya'da deniz, kum güneşin yanına güvenlik ve sosyal tehditler de eklendi'
    Çiller'in oğulları Bodrum'da otel ve restoran açacak
    9. İzmir Turizm Ödülleri'ni kazananlar belli oldu

    'Kriz konforumuzu elimizden aldı, oteli nasıl dolduracağımızı öğrendik'

    2.4.2017 - 18:38:43



    Susesi Luxury Genel Müdürü İsmail Tirali, 2016 değerlendirmelerini ve 2017 beklentilerini TurizmGüncel’e açıkladı. Turizm sektörünün artık bambaşka bir sektör haline geldiğini belirten Tirali, eskiden erken rezervasyon döneminde otelin yüzde 70'inin dolduğunu, şimdi ise otelcilerin otellerini doldurmak için çok daha fazla çaba sarf etmesi gerektiğini ifade etti...



     
    Savaş Daş - TurizmGüncel

    Açıklamalarına 2016 yılını değerlendirerek başlayan Tirali, Susesi Luxury Resort’ün de pek çok diğer tesis gibi 2016 yılını çok verimli geçirmediğini kaydetti. 
     
    ‘’10 YILLIK ÇALIŞMALARIMIZI 1 YILDA KAYBEKMEKTENSE...’’
     
    ‘’Susesi Luxury Resort 2007 yılından beri hizmet veriyor ve geçen 10 yıl içerisinde servis kalitesiyle, misyonuyla ve vizyonuyla belirli bir yer kazanmış durumda.’’ diyen Tirali, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
     
    ‘’Bir yıllık bir periyot içerisinde tüm bu çalışmaları kaybetmektense, var olan standartlarımızı korumayı yeğledik. Yönetim kurulumuz da bu konuda bizi ciddi anlamda destekledi. 2016’da gelir anlamında hiç alışık olmadığımız veriler elde etsek de kalitemizden ödün vermedik. Çünkü, 2016 yılından önce de bizi tercih eden konuklarımız, 2016 gibi bir yılda da performansımızı koruduğumuzu gördüklerinde bu noktadaki ciddiyetimizi ve bakış açımızı da görmüş oldular.’’
     
    ‘’TURİZM ÇOK FARKLI BİR SEKTÖR HALİNE GELDİ’’
     
    ‘’2017 yılına baktığımızda ise artık turizmin çok farklı bir sektör haline geldiğini görüyoruz.’’ diyen Tirali, bu görüşünü şu şekilde açıkladı:
     
    ‘’Turizm dışa bağımlı yaşayan bir sektör. Geldiğimiz noktada, global anlamda yapılan, sizin sorumluluğunuz ve kontrolünüz dışındaki tüm iyi ya da kötü şeylerin turizm sektörünü direkt olarak etkiler hale geldiğini görüyoruz. Biz 2015 yılında da 2016 yılında da yöneticiler ve yatırımcılar olarak kendimizi geliştirmek adına çok farklı özellikler edindik. Anlık değişiklikler, aksiyon almalar, öngörüler... Çünkü artık stabilize bir ortamda değilsiniz. Artık, dünyadaki değişikliklerden kaynaklı farklı görüşler, farklı algılamalar var ve siz de bundan nasibinizi alıyorsunuz. Örneğin x bir ülkede, x bir yapı içerisinde olan bir yanlış anlaşılma, direkt olarak sizi de etkileyebiliyor ya da siz de onun içerisinde anılabiliyorsunuz. Çünkü sosyal medyanın gücü artık tartışılmayacak boyutlara ulaştı. Bir algı operasyonunun nelere mal olabildiğini hepimiz çok iyi biliyoruz.’’
     
    ‘’KRİZLE BİRLİKTE ÜÇÜNCÜ LOKOMOTİF İÇ PAZAR OLDU’’
     
    Bu durumun satış ve pazarlama stratejilerini de değiştirdiğini belirten Tirali, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
     
    ‘’Biz de bunu aşabilmek adına artık pazarlar arasında domino taşı gibi oynuyoruz. 2015 yılında yaşadığımız talihsiz olaylar, 2015’in 2016’ya yansıması, şimdi Almanya pazarında yaşadıklarımız... Evet, bizim Almanya ve BDT gibi lokomotif pazarlarımız var, bunları kimse inkar edemez. Biz turizmde Almanya ile belli bir noktaya geldik. Sadece konuk anlamında değil, ilk yatırımlar yapıldığında bu anlamda bir kültür oluşturma konusunda da Almanya’nın katkısı büyük olmuştur. Bizim eğitim hayatımız da dahi Almanların büyük etkisi olmuştur, ama turizm değişkendir. Sonra ne oldu? BDT pazarı devreye girdi, burada da başka bir kültür öğrendik. 2015 yılında yaşanan uçak krizinin ardından BDT pazarının kaybıyla beraber de sürekli hareketlenen, bir takım ivmeler kazanan iç pazarı keşfetmiş olduk. Geçen sene bizim kar ettiğimiz segment iç pazar oldu, yani üçüncü pazarı da oluşturmuş olduk. 
     
    ‘’KRİZ KONFORUMUZU ELİMİZDEN ALDI, OTELİ NASIL DOLDURACAĞIMIZI ÖĞRENDİK’’
     
    Biz mümkün olduğu kadar bütün pazarlarda eşit şekilde çalışmalarımızı sürdürmeye, bütçemizi, oda sayılarımızı eşit olarak dağıtmaya çalışıyoruz. Ama örneğin Almanya pazarında geçici bir kaos yaşadığımızı gördüğümüzde, iç pazardaki odalarımızın yüzdesini ona göre ayarlıyoruz. Aynı şeyi diğer pazarlarda bir sıkıntı yaşandığında da uygulayarak bu şekilde, aradaki farkı kapatmaya çalışıyoruz. 
     
    Eskiden şöyle bir konforumuz vardı: Erken rezervasyon çok efektif çalışan bir sistemdi. İnsanlar senenin başında alacaklarını alırlardı. Biz otellerimizin yüzde 70’ini senenin başında doldurur, kalan yüzde 30’u ise fuarlarda, yan pazarlarda doldurmaya çalışırdık. Şimdi ise tam tersi oldu. Erken rezervasyon döneminde otelin ancak yüzde 30’u doluyor, yüzde 70’i ise boş kalıyor. Dolayısıyla, bu yüzde 70’i doldurmak için çok daha fazla çaba sarf etmemiz gerekiyor. Kriz döneminde bunu nasıl yapacağımızı öğrendiğimizi düşünüyorum.’’
     
    ‘’AVRUPA’DA ÜZÜCÜ BİR FOTOĞRAF VAR AMA KÖŞEMİZE ÇEKİLİP OTURACAK DEĞİLİZ’’
     
    Başta Almanya olmak üzere Avrupa ile yaşanan gerginliğin turizmde ortaya nasıl bir fotoğraf çıkardığını değerlendiren Tirali, şunları söyledi:
     
    ‘’Şu anda elimizde oldukça üzücü bir fotoğraf olduğunu görüyoruz. Turizm sektörünün ana maddesi insan; insanla bir emek üretiyorsunuz ve insana hizmet veriyorsunuz. Bu başka sektörlerde bu kadar yoğunlukta değildir. İnsana hizmet verdiğinizde de, o insanın kültürüne alışmanız, beklentilerini iyi analiz etmeniz gerekiyor. İnsanlar ülkemize farklı kültürleri görmek için geliyor olabilir, ama mutlaka kendilerinden de bir şeyler arıyorlar. Bunu sağlayabilmek için konuk profilinizi iyi bilmeniz lazım. Bu da karşılıklı kültür alışverişini, karşılıklı anlayışı getiriyor.  Bu anlayışla, karşınızdaki insanın hassasiyetlerini de öğrenmiş oluyorsunuz. Neye karşı hassas olduğunu, nelerden keyif alacağını, nelerin onu üzeceğini... 
     
    Üzücü şeyler yaşandı, bunlar yazılı ve görsel basında sıkça yer aldı. Ancak bunlar yaşandı diye biz elimiz kolumuz bağlı oturacak değiliz. Rezervasyonlarda gerilemeler var diye bunu kabul edip köşemize çekilecek değiliz. Bunlar ülkeler arasında her zaman olur, gelecekte de olacaktır. Biz geçen sene de bir krizin içerisindeydik, bu sene de farklı bir krizin içerisindeyiz. Aileler arasında da sıkıntılar olabiliyor, bazen ağzımızdan çıkanları farklı yorumluyoruz ve karşımızdakini üzebiliyoruz. Turizmciler olarak misyonumuzu unutmamalı, orta yolu bulup bize gelmek isteyen profili ikna etmek zorundayız.‘’
     
    ‘’İSPANYA’DA 5 BİN EURO OLAN TUR, TÜRKİYE’DE 7 BİN 500 EURO OLMALI’’
     
    ‘’Son dönemde sıkça dillendirilen bir söylem ’İspanya ve Yunanistan dolmak üzere. Onlar dolduktan sonra turistler Türkiye’ye gelecek.’ söylemi. Türkiye gibi bir destinasyonun, tercih edilen değil de koşulların insanları yönlendirdiği bir destinasyon haline gelmesi üzücü değil mi?’’ Tirali, sorumuzu şu şekilde yanıtladı:
     
    ‘’Ben turizm sektörü konusunda dünyanın en iyi hizmetini verdiğimizi düşünen bir yöneticiyim. Yatırımlarımızın en yeni yatırımlar olduğu konusu zaten aşikar. Tesislerimizin mimari güzelliği ve doğal güzelliğimiz de tartışılmaz. Biz tüm bu güzellikleri, üzücü bir şekilde, çok küçük maliyetlerle tüm dünya ile paylaşıma açıyoruz. 
     
    Siz tatil için İspanya’ya veya Yunanistan’a gittiğinizde, maliyetleriniz çok daha yüksek olmakla beraber öngördüğünüz ve alışık olduğunuz servisi alamıyorsunuz. Şu anda Türkiye’de 2 bin 500 euro olan tur, İspanya’da 5 bin euro, ancak kalite farkı çok büyük. Bu yüzden, aslında İspanya’da 5 bin euro olan paketin, Türkiye’de 7 bin 500 euro olması lazım. Çünkü biz bunu ürünümüzle, servisimizle, destinasyonumuzla hak ediyoruz. Ama maalesef şu anda ürünümüzü çok daha ucuza satmak durumundayız. Bu sorunlar bittikten sonra belki de buraya odaklanmamız gerekiyor. 
     
    Biz, Türkiye’nin gelir kaynakları anlamında üçüncü en büyük sektörüyüz. Ülkemizde şu anda ekonomide sorunlar var, dolarda ve euroda dalgalanmalar var. Bugün biz sektör olarak ne kadar güçlü olursak o kadar çok rezervimiz olur. Ne kadar çok rezervimiz olursa, dövizde o kadar direnç oluşturabiliriz. Biz tek başımıza bir sektör değiliz; 50 tane direkt sektörü, 250 tane de yan sektörü besleyen bir sektörüz. ‘’
     
    ‘’2016 YILI  2017’DEN DAHA İYİ BİR YIL OLACAK’’
     
    Son olarak belirsizliklerle dolu 2017 sezonunda hangi pazarlara ağırlık verdiklerini sorduğumuz Tirali, şunları söyledi:
     
    ‘’Biz pazar çalışmalarına dair taslaklarımızı genellikle bir önceki yılın kasım ayında bitirmiş oluyoruz. Bizim hazırladığımız taslaklar değişkenlik gösterebilir, bu da turizm sektörünün esnekliğinden kaynaklanıyor. Mesela Almanya ile yaşanan sıkıntıları kimse öngörmüyordu. Susesi, iç pazarda da tanınan bir marka ve bu alanda bazı gelişmeler yaşıyoruz. Onun dışında Batı Avrupa’da bazı sıkıntılar yaşanıyor ama örneğin Doğu Avrupa’da bir canlanma var. Öte yandan, geçen sene hiç olmayan bir pazar, BDT pazarı canlandı ve oradan bir şeyler gelmeye başladı. Örnekleri sürdürebiliriz. 
     
    Ben, 2017 yılının 2016 yılından daha iyi bir yıl olacağını umut ediyorum. Belki bu son yaşanan tatsızlıklar olmasaydı çok daha iyi bir yıl olabilirdi ama yine da daha iyi bir yıl geçireceğimizi düşünüyorum.’’ 



    Haberi Paylaşın :
    Bu haber 2.4.2017 - 18:38:43 tarihinde eklendi.

    Kullanıcı Yorumları

    Kayıtlı yorum bulunamadı...

    Yorum ekleyin



    Adınız :  

     

    Güvenlik Kodu :
    Yenile


     
    Diğer Başlıklar:
    Rusya'da Türkiye'ye dönük mayıs tatili satışlarına fiyat dopingi
    Regnum Carya ile Land of Lagends iş birliğine gitti
    İBB Sevil Sabancı'nın otel projesini durdurdu
    Antalya'ya charter kaldıran acente vize sorunları ile boğuşuyor
    Avrupa Parlamentosu Türkiye'yi siyasi denetim altına alma kararı aldı
    Müsteşar Ömer Arısoy'dan ATM Dubai Fuarı'na ilişkin açıklama
    Rus ekonomisi toparlanıyor, Rusların yurt dışı harcamaları artıyor
    Baran Korkmaz: Borajet'ten 280 işçi çıkarılacak, tazminatlar ödenecek
    Kuleli Askeri Lisesi'nin kaderi belli oldu
    Sigorta yapmayan turistik gezi tekneleri denize açılamayacak
    Dominik Cumhuriyeti ile imzalanan turizm anlaşması neleri kapsıyor?
    Fiyatları düşüren oteller ne kazanır ne kaybeder?
    Fenerbahçe'den Borajet açıklaması: Etkilemez!
    Türkiye 'dünyanın en güvenli ülkeleri' sıralamasında sınıfta kaldı
    Kruvaziyer gemisini ihbar eden mühendise 1 milyon dolar ödül
    Avrupa'nın en büyük gösteri çadırı 3 milyon € yatırımla Antalya'ya geldi
    İlker Aycı: Yerde uçağımız kalmadı, 2017 hedefimiz 69 milyon yolcu
    Borajet 30 bin ileri tarihli rezervasyonla uçuşlarını durdurdu
    Didim, Türkiye'de bir ilki gerçekleştiriyor
    Rusların Türkiye'de vizesiz kalma süresi 90 güne çıkarılıyor
    Molton markasıyla Türkiye'de 50 otel açacak
    Hizmet sektörü güven endeksi nisan ayında yükseldi
    'Rusya'da deniz, kum güneşin yanına güvenlik ve sosyal tehditler de eklendi'
    Atatürk Havalimanı neden açık kalmalı?
    Genel Haber Arşivi
    HER HAKKI TURİZMGUNCEL.COM'A AİTTİR   ©   COPYRIGHT 2017  ||  Genel RSS  || Güncel RSS  || Sektörel RSS  ||  Marka INTERACTIVE
    Anket
    2017 sezonundan ne bekliyorsunuz?

    2016 yılı ile aynı olur
    2016'nın üzerine çıkarız
    2016'daki sayılara bile ulaşamayız
    Ücretsiz Abone Olun