Antalya Valiliği'nin aldığı kararın 'içki yasağını' aşan bir anlamı var

Antalya Valiliği ve İl Emniyet Müdürlüğü, aldıkları bir kararla kentteki açık alanlarda içki tüketimini yasakladı. Kararla birlikte; restoranlar, barlar, oteller ve turizm belgeli tesisler dışında içki tüketilemeyecek.

Türkiye turizminin son iki yıldır nasıl bir süreçten geçtiğini ve ne tür güçlüklerle boğuştuğunu sanırız anlatmaya gerek yok. Hiç açılmayan oteller, geç açılıp erken kapanan tesisler, iflaslar ve işsiz kalan binlerce turizm çalışanı... Terör ve Türkiye'nin dış siyasetinin sektöre maliyeti aşağı yukarı belli.

Türkiye'de turizm yatırımları Avrupalı misafirlerin yaşam alışkanlıklarına göre şekillendi. Avrupalı misafirleri hedefleyen milyarlarca euroluk yatırımlar yapıldı. Dolayısıyla sektörde hat değiştirmenin maliyetinin ne kadar ağır olacağı da tahmin ediliyordur.

Avrupa kamuoyunda Türkiye iki temel noktada tartşma konusu. Bunlardan biri kuşkusuz terör, diğeri ise ülkedeki siyasal değişimin doğrultusu. Avrupa ile Türkiye ilk defa sert tartışmalar yaşamıyor. Bu nedenle  Avrupalı turistin Türkiye'ye gelmekte imtina etmesinin AB-Türkiye gerilimini aşan bir boyutu var. Avrupa medyasında, ''Türkiye İslami bir rejime doğru gidiyor'' tartışmaları yapılırken, Valilik ve Emniyet Müdürlüğü'nin aldığı açık alanlarda içki yasağı kararı, ''Türkiye'ye tatile gitmeyin'' şeklinde kapmanya yürüten çevrelerin eline oynmaktan başka ne anlama geliyor?

Türkiye ana kaynak pazarlarda bu kadar kan kaybediyorken, ''Avrupalı gelmezse, Rus, İranlı, Orta Doğulu, Çinli gelir'' şeklindeki yaklaşımların hiçbir gerçekliği bulunmuyor. Turizme büyük yatırımlar yapan, yüzbinlerce insanı bu sektörde istihdam eden Türkiye gibi bir ülkenin stabil pazarlara ihtiyacı vardır. Dönem dönem ciddi sayılarda ziyaretçi alınsa da, yukarıda bahsedilen ülkelerin hiçbirisi Türkiye açısından stabil pazar değildir. Bunu, Rusya ve İran'ın charter yasaklarında, Orta Doğu'da ortaya çıkan toplumsal olaylarda ve iç savaşlarda (Suriye, Irak) net bir şekilde gördük.

Nasıl ki Avrupalı turistin Türkiye'den uzaklaşmasının AB-Türkiye gerilimini (ve terörü) aşan bir boyutu varsa, Antalya'da getirilen açık alanda içki yasağının da, yasağın kendisini aşan bir anlamı var. Türkiye'nin Avrupa'da hangi başlıklarda tartışıldığı göz önüne alındığında durum daha net anlaşılacaktır. Aynı yasak bir batı ülkesinde getirildiğinde bu asayişin konusudur. Türkiye'de getirildiğinde ise siyasetin.

Uzun yıllardan beri kent turizmine katkı sunmak için çalışan, sektörle yakın dirsek teması içinde olan Antalya Valiliği'nin neden böyle bir karar aldığının da bir izahı vardır diye düşünüyoruz.

31.05.2017 - 19:35:50
TurizmGuncel.com Yazıcı Dostu Gösterim